Yine bir 5 eyluldu. Bu sefer 2019. Icimdeki sikintiyi bastiramadan vardigim datcada kafami koyup uyuyuvermistim.
Sabah okan gelip beni ise goturdu.
Yeni isyerim. Datca tm.
Yolun karsisinda oylece bakiyorum binaya.
Gecici geldik. Kalabilir miyiz?
Barindirirlar mi? Bize datcada ekmek var mi?
Acaba insanlar hakkimda neler soyluyor. Burdakiler inanmis midir?
Bugun 6 eylul. Ama sen kutla 5 eylulu icinden. Tam 7 sene olmus tapu mudurluklerinin kapisindan iceri baktigin. Burada oyle olmayacak.
Az sus. Az uyumlu ol. Bu aralar sosyal medyada cok konusma. Buradakilerle ozellikle de mudurle anlasirsan belki kurtarirlar seni marmaristen.
Gorucez...
ILk gordugum isim uzun zamandir tanidigim cagdas. Dostca davranislariyla kimsesizligimi unutturuyor. Marmariste oyle bir hal almisti ki artik kimse benimle konusmak bile istemiyordu. Burada insanlarin iyi olup olmadigina takilmamayi dusunuyordum esasinda. Isimi yapip eve gitmek. Kimseyle arkadas ozellikle de yakin arkadas olmamak.
Sonra mudur geldi. Onunla tanistim. Bana islem yapmayi bilip bilmedigimi sordu. Saka gibiydi. Ona verdigim cevabi dun gibi animsiyorum
"Rustumu ispat etmem icin calismama izin verin"
Oysa o coktan resmi senet taramam icin getirildigim kanisina varmisti.
Sonra digerleriyle tanistim. Zararsiz gorunen kibar insanlardi hepsi. Mudur yardimcimi cok sevdim. Gecmisimde beni yasamaya tovbe ettiren amirlerimi dusundum. Insallah burada da oyle olmaz dedim.
Mudur beni masa masa dolastirdi. En son bir masada durdu.
"Resmi senet tarayacaksin arsiv memurumuz sana gosterir" dedi sevecenlikle ve gitti.
"Merhaba. Ben zumrut." Diyerek elimi uzattim karsimdaki sarisin adama. O zaman korona yoktu.
O da elini uzatti "hosgeldiniz. Ben cetin" dedi.
Nasil olur?! Benim oglanin adi cetin. Ve cetin diye biriyle tanisacagimi hic dusunmemistim.
Camelideki sirin adli bayani tanimadan kopegime sirin diye isim takmam ve sokaklarda sirin diye anira anira gezmemi hatirladim bi an... sirin in beni yemek yemeyerek cildirtmasi kafasina gore saga sola saldirmasi ve benim delirmem.... aman allahim.
"Benim kedimin adi cetin" dedim gulerek.
O da guldu. Yargilamadi ya da alinmadi. Benden buyuktu ama cok yasli durmuyordu. Sadece sarisin olmasina anlam verememistim.
Bir de... cok guzel guluyordu...
Zamanla alistim calismaya. Hatta amele oldugumu ogrenince beni resmi senetten aldilar isleme verdiler. Ilk gunumde "cetin abi" bana resmi senet taramayi ogretmeye kalktiginda epey dalga gecmistim kendisiyle. E tabi yaklasik bir yildir islem yapmayip arsiv katinda calistigimi proje resmi senet taradigimi bilemezdi. Zaten zamanla benim kadar kotu sohretli birinin bu kadar caliskan ve bilgili olabilecegine inanmamayi biraktilar.
Komik neseli kufurbaz biriydim yine. Birbirimize alismistik. En kidemli ablamiz bile iyi ki geldin diyordu. Gozlerim doluyordu. Binlerce kez tesekkur ediyordum onlara beni dislamadiklari icin.
Bazen aksamlari bos kaliyorduk. Ben kufrettikce sacmaladikca onlar da cocuklasmaya baslamislardi. Dairede uygunsuz penguen danslari halaylar birbirini kovalayan guresen kocaman adamlar... sonunda onlari da kendime benzetmistim. Datcada en cok eglendigim zamanlar onlardi. Ve en cok mutlu oldugum zamanlar da...
"Cetin abi" ile de cok siki arkadas olmustuk. Ilk basta beni cok kufur ediyorum diye trans kadin zannetmis. Komediydi. En nihayetinde erkek hallerimi kabullenmisti o da. Surekli tuhaf sorular sorup beni tanimaya calisiyordu. Kalan zamanlarda da muhakkak ben yanindan gecerken onun kafasina birsey atiyor ya da elindeki isleri bozuyordum. Tekme tokat birbirimize girmisligimiz karsilikli ciddi ciddi kufurlestigimiz vatandaslarin yaninda "yaprrrak doner var cetin abi yer misin" seklinde birbirimize sevgilerimizi ilettigimiz cok oluyordu. Ve dairede herkes bu duruma alistigindan zerre kadar garipsemiyorlardi.
Cetin abi esinden ayri oldugunu bir de oglu oldugunu soylemisti. Bir de kazakistanda yasayan kiz arkadasi vardi. Arada dairede goruntulu arar rusca konusurdu. Benim de sirf serefsizlik olsun diye turkce bilmeyen kadina su meshur skiyo japon sarkisini sikiyooo sikiyooo diye soylemisligim de olmasindi tabi. Anna'nin dogum gununde suki yo seni seviyorum anlamina geliyormus bu sarki cetin abiden sana gelsin diye sikiyoo diye anirmistim kamerada. Kadin hic tepki vermemisti. Ne soguk kadin demistim. Cetin abi cok gulmustu oysa ki sarkima...
Yilbasi gelip catti birden. "Cetin abi" komsusunda bi horoz oldugunu ve bedavaya verecegini soyledi. Benim herif de malum tavuk horoz deyince deliriyor (okudugunuzu varsayiyorum) onu arayip dedim beles horoz var kos. Tabi ki kosarak geldi. "Cetin abi" onden kendi arabasiyla gitti biz de onu takip ettik. Komsudan horozu aldik. Zavalli hayvani ayaklarindan baglamislar ustelik yaraliydi. Komsunun esi ordan dolmasi guzel olur diye bagiriyor... okanla birbirimize baktik.
"Bu yilbasi bu cocugun miladi. Biz onu iyilestirecegiz hayata devam edecek" dedim garip bakislara aldirmadan.
Horozu alip oradan ayrildik. Yilbasini tek basina gecirecek olan dostum "cetin abi"nin yapayalniz arkamizdan el sallamasi cok zoruma gitti...
Biz yilbasini kuzenimle gecirdik. Bi ara dusundum cagirmayi sirf yalniz kalmasin diye. Sonra nedense vazgectim.
YIlbasindan sonra nedense daireye gelen bayanlarin cetin abiye olan ilgisi beni rahatsiz etmeye basladi. Cok garipti. Ilgisini onlara verince icten ice sinirleniyordum. Gidip gicikligina ugrasip kadinlari kaciriyordum. Artik kizmaya baslamisti. "Amk karisi ekmegimle ne oynuyorsun" dedikce "senin zaten sevgilin var amin evladi" diyordum gene bogusmaya basliyorduk herkesin ortasinda.
Hatta bir gun bi avukata kur yaparken elimde burusturdugum kagit havluyu saaak diye sacinin kel yerine firlatmistim. Kalkip dalamamisti da bana. Sinirden kipkirmizi olmustu.
Tam o gunlerde nufus kaydina baktim. Daha once de bakmistim ama unutmusum. Ana dili gibi Rusca konustugu icin annesini falan rus sandigim adam gayet de turktu. Calismaya kazakistana gittiginde ogrenmis sordum sonra. Fakat adamin dedikleri biraz gerceklerden farkliydi.
Bir kere esiyle ayri falan degildi. Bir oglu yoktu iki de benden 3 yas kucuk kizi vardi. Ustelik 4 tane de torunu vardi! Bu en fazla 45 gosteren adam bildiginiz dedeydi. Yasadigim en buyuk soklardan biridir bunun torununun olmasi. Hani bebek olsa gene neyse derim torunlar 11 12 yaslarinda. Kizlar zaten benden sadece 3 yas kucuk...
Vay amk herif bi de rus karisini goturuyor dedim icimden. O rus kadin hayalimizdeki rus kadin degildi elbette. Ancak laf arasinda bana gosterdigi bir rus vardi ki aman allahim! Tas gibi hatun sen kalk rusyadan sirf bu okuz icin turkiyeye gel bi de asik ol. Hani boyle soyleyince inandirici gelmiyor..nasil sevgi dolu fotograflar. Cahil olsam shop derim o kadar...
Okuz mokuz diyorum ama seviyordum da adami. Seker gibiydi. Baska kimin yuzune oc dersiniz de size gulup gecer?
Baska bir gun evlenen bir arkadasimizin esi datcaya geldiginde cetin abi kosarak gidip kadinin tum esyalarini yuklenmis ve tasimalarina yardimci olmustu. Hem de otobus soforu ile kavga etmek pahasina...
Ulan dedim buranin enayisi de bu. Herkesin her derdine kosuyor. Benim gibi o da.
E tabi saflar daha da siklasti.
Ege gorunumlu ic anadolulu yobaz cetin abimizin daha sonralari ogrenecegim kaliplasmis bir sozu vardi oysa ki
" erkekle el sakasi dovuse, kadinla el sakasi sikise gider"
Tabi ben olaylara bu kadar sig bakip bu kadar sacma cumleler kuramadigim icin ve Allah yukarda bana karsi en ufak dahi yanlis bakisi olmadigi icin onunla ugrasip eglenmeye devam ediyordum.
Masasinda ozenle ayikladigi evraklari alip saga sola kaldiriyor elime ne gecerse kafasina firlatiyor cekmecesini kalemligini bosaltip bulamayacagi yerlere sakliyordum. En son marifetim tespihini kadinlar tuvaletine saklamam olmustu. Zavalli saatlerce aramisti. Sonra koluma bileklik yapip gezmistim de oyle farketmisti.
Derken mudurun olmadigi ve basvuruda bilgisayarin calismadigi bir kaos ortaminda mudur yardimcisi basvuru almaya calisirken bir bayan iceri girdi. 50 60 yaslarinda siradan bir kadindi. Bizimki kankasiyla kadina bakarak fisildasirken birden "ben bakicam valla yaa" diyerek ayaga kalkti. Ne yapiyor diye caktirmadan inceliyordum. Gitti kutugun arasindan kadinin kimligini cikardi bakti...
O an cok garip bir sekilde midemden yukari dogru cikan alev topunu hissettim.
Onlarca yabanci insanin arasinda bagirdim
"Cetin beeeyy. Yavasss! Yerler yassss! Kayar dusersin mazallah!"
Gulerek bana bakiyordu. Neden boyle dedigimi anlamamisti. Acikcasi ben de anlamamistim.
O an beni gorseniz sanki anama sovulmus de kavga etmeye gidiyorum. O kadar sinirliyim. Insanlar sessizlesip donup bana baktilar. Kimse anlamadi. O da anlamadi.
Ben hic anlamadim.
AKsam onume geldi kalemlikteki kalemleri cikarip cikarip kafama atmaya basladi. En sonunda delirip arsive kadar kovaladim. Herkes kahkahadan kiriliyordu. Arsive girdigimizde ani bi hamleyle bana donup ellerimi tersten yakaladi. Ben tekme atmaya calisirken beni ordaki koltuga yatirdi. Kalkmama izin vermedi. Tekme atmama kizmisti muthis sinirliydi. Ben guluyordum.
Iste o an...
Birsey oldu!
BIrbirimize baktik. Bogusmamiz durdu.
Gozlerimiz kenetlendi.
Ellerimi ayaklarimi hala tutuyordu. Ama bogusmuyorduk.
Iste o an bir sey oldu...
"Iste burada beni opmen lazim" dedim icimden...
Sanki beni duydu. Ayaklarimi birakti. Ustume dogru egilip geri cekildi. Bu ustune oturdugu ayagimi serbest birakmak icindi.
Hala goz gozeydik...
O Anin buyusunu tam olarak anlatabilmem mumkun degil. Ama su an biliyorum ki benim ilk defa kendimle yuzlesip itiraf edebildigim sihirli bir andi o. Cetin ve zumrut un dogdugu yerdi. Cetin in artik abilikten kurtuldugu yerdi.
ANiden ikimiz de toparlanip ayrildik arsivden. Zaten mesainin bitmesine az kalmisti. Hic konusmadan ayrildik. Durumun abuklugunun o da farkina varmisti.
Dusunsene. Adam evli ve bir sevgilisi var. Ben oyle ya da boyle evliyim. Boyle birsey olabilir mi?
Olamaz!
EVe geldim. Sarhos gibiydim. Herif yukarda ders calisirken ve gene benimle ilgilenmezken tuvalete girip ona bir mesaj attim.
"biz seninle birbirimize cok gec kalmisiz..."
O da daireden bi arkadasla yemek yiyormus. Mesaji okuyunca yemek bogazinda kalmis. Cocuga da birsey soyleyememis haliyle.
Tam olarak neler yazistik hatirlamiyorum. Benimki okumasin diye hepsini silmistim. Sadece son yazdigini hatirliyorum cok net.
"Seni seviyorum zumrut. Al..."
"Yanlis ama ben de seni seviyorum"
ERtesi sabah dairede goz goze geldik. Gunaydin diyemedim. O da diyemedi.
"Bi gelir misin zabit kaydinda birsey bulamadim" dedi. Arsive gittik birlikte.o an ilk kez biriyle opustum ben hayatimda...
Ikimiz de titriyorduk.
Hem yakalanma korkusundan hem de boyle bir durumla nasil basedecegimizi bilmedigimizden...
Belki on dakika opustuk orda. Allahtan kimse gelmedi. Konusamadik. Bakistik. Sarildik. Baska hicbirsey yapamadik.
Masum bir oyun gibi gelmisti bana. Biraz birbirimizi mutlu edip ozel hayatimizdaki yalnizligi giderip sonra hayatimiza devam ederiz demistim. Oyle ya onunki 5000 km uzakta benimki yakinimda oldugu halde ruhu benden 10000 km uzaktaydi.
Yaramizi sarariz egleniriz mutlu oluruz. Ufak bir ask yasariz biter gider dost kaliriz diye dusunmustum.
cok yanilmistim.
Ben o ela gozlerin icinde eriyecek ben o sari saclarin gercek hikayesini dinleyecek ben bir dugun gecesi iliklerime kadar asik olacak ve ben kalan omrumun her gecesini hem onun varligina lanet edip hem onu ozlemekle gecirecektim
Ben o kocaman dudaklardan cikan her sozde kaybolacak gozlerinde gordugum kendime bir daha asla rastlamayacak yuzyillardir ayakta tuttugum kadinlik gururumu ilk defa bile isteye kurban edecek ve tum dunyaya karsi onun elini tutup NE OLACAKSA OLSUN diyecektim
Cok sey olacakti.
Iyi ki olacakti...
BIr sonraki bolum: illa birine soylemeli miyiz? Taze bok nasil kokar? Vicdan azaplari. Evdekiler beklerken. Mutfak dolabinin konuyla alakasi ne? 15 yil sonra ayni yerde baskin basanindir. Gel lan gel.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Anlat