Tabi ki o “son” buranin sonu degildi. Burasi her zaman olmaya devam edecek. Seneler sonra acip okuyunca iyi geliyor. Tabi bazen cok cok kotu geliyor o ayri. Ama eninde sonunda sunu anliyorum. Uzulmeye degmezmis. Uzulmeye degmez...
Suradaki yazdiklarimi pardon sictiklarimi toplasan bir yuzdeye vursan, yuzde doksani uzuntu stres sinir krizi sonucunda yazilanlardan olusur. Cok azdir belki hic yoktur umutla mutlulukla yazilmis satirlar. Yazmissam da belli bir zaman sonunda silmisimdir. Mesela sildigim birini hatirliyorum. Neden sildigimi ise ben bile bilmiyorum.
Degistim biliyor musunuz? Gercekten degistim. Uzun zamandir kendimle ilgili dusunup bir yere varamadigim seyleri cozdum. Mesela kavgaci saygisiz kufurbaz yonumun esasinda isime gelmeyen konularda asla ortaya cikmadigi gibi seyler. Su 2019 icinde bunu ispatlayacak neler yasadigimi bilemezsiniz.
Bu yazinin konusu 2019 evet. Sikici sikici oturup yil degerlendirmesi yapacak degilim elbette. Ancak 2014 nasil bende bir devrim baslatti ise 2019 onu devrimi yikip yeniden bir devlet kurdu!
2014 te cok mutluydum. Aci kaybimiz baris ve bazi uzucu olaylar disinda tabi ki.
Yapabilirim. Basarabilirim iste oluyor! Dedigim bir yildi 2014. 28 yillik hayatimin en absurd ve en hizli yaz tatili idi mesela. Cok alkoldu cok sevmekti cok sevilmekti. Eglenceydi bol paraydi ozgurluktu.
Ve 2014 ile zirve yapan hayatim 2015 itibariyle yavas yavas yeniden cokmeye basladi.
2019 cokusun zirvesiydi.
Daha ayaga kalkamadim. Ama biliyorum ki bana hicbirsey olmaz. Yine yikintilarin altindan oyle bir cikarim ki korkudan altiniza sicarsiniz.
Oyle ya size gore ben oleli cok oldu.
Standart sakin bazen kavga gurultu siddet icerikli hayatimda bu yila dair tek guzellik cetin’in ailemize katilmasiydi. cetin buyudu ve kontesle evlendi. Su an kontes hamile ve 20 gune kadar torunlarim olacak. Bilmem kacinci kez anneanne olacagim. Ustelik bu sefer ilk defa babaanne de olacagim :)
2017 den bu yana bazi seyleri acik acik yazmadigim icin bazen kendime kiziyorum. Ama olay su ki gercekten buraya ayirabilecegim bir zaman dilimim yoktu.
Ben o deli gibi sevdigim koyumu 20 agustos 2017 de aglayarak terkettim. Kucagimda kontes arka koltugumda esim yanimda ibrahim abim.
Kaynanamin marmaristeki evine yerlestim. Onceleri guzel giden hersey okanin datcada ise girmesi ile boka sardi. Cunku bilen bilir datcaya donmek hayatta en korktugum seydi.
İsyerim de bir tuhafti. Once kotu sonra iyi sonra daha da iyi zamanlarim oldu. Oyle ki daireye sortla gidip kimsenin yadirgamadigi zamanlar yasadim. Etliye sutluye bulasmadan kimseye karismadan umursamadan eglenceme bakarak ve tabi onemli personellerin tayini cikinca irgat gibi calisarak.
Oyle gunler yasadim ki oturdugum masadan ogle tatili de dahil hic kalkmadim. Oyle gunler yasadim ki ayni anda dokuz ayri isi yapmaya calisip mesai sonu gozlerim kucucuk kalmis sekilde evin yolunu bulmaya calistim. Mavi dolmuslarda insan konservesi stayla buz gibi kista cehennem gibi yazda gunluk 6 liraya gidip geldim.
(Bazen marmarisi gercekten ozluyorum. Ama is yerini degil)
Sabahin korunde kalk. Okanevdeyse beraber kahvali yap. O datcaya gitsin ben ise. Aksama kadar calis babam calis kafayi ye ol geber. Camelidekinden daha cok calistim bu da bir parantez. Aksam 6 da eve gel. Okangelecekse ya yemek hazirla ya onu bekle hacinin yerine gidip yiyelim. Yemek fasli her iki durumda da 9 da biter. Sonra dus alacaksan al. Vur kafayi yat cunku sabah gene karga bokunu yemeden uyanacaksin.
Boyle gunler gecti. Bazen esimin bir hafta gelmedigi oldu. Yapacak birsey yoktu idare ettim.
Borc girtlaga kadar dayandi. Oyle anlarim oldu ki okanolmasa napardim bilmiyorum. Son zamanlarda ise annemlerle dahi gorusmuyordum cunku kendine musluman tavirlari beni biktirmisti.
Tam marmaristeki evi bitirdik kendimize gore yaptik herseyi ayarladik...
İs yeri boka sarmaya basladi. Hem de oyle boyle degil.
Simdi bundan sonrasi baska bir hikaye... Umarim o an hissettiklerimi atlamadan yazabilirim.
6 agustos 2019
Sabah
Arsiv imha kapsamindaki calismalar nedeniyle ust katta calisiyorum. Dort kisiyiz burda. Onumde islemlerim var cunku alt kattaki masami tamamen buraya tasidim. Sozun ozu iki masam efsane bir bilgisayarim tam donanimli techizatim var ama kafamda huzur yok. Yine sacma gereksiz bir kavga yasaniyor. Gayet sakinim umursamazim. Ama artik orta bulunacak birsey kalmadi. Hersey ortada. Kavga ettigim kisi gidiyor. Dort kisi gene basbasa kaliyoruz. Arkadaslarimi seviyorum. Onlar cok iyiler. Acaba burdan gidersem onlari kaybeder miyim? Acaba benimle gorusmek istemezler mi?
Zumrut bu isin boku cikti. Daha ne kadar tapuda hayatina devam edeceksin? Buradan gitsen ne olacak baska tapu cok mu farkli? İs ayni is. Surekli calismaya devam mi? Sen calisiyorsun diye seni hep ezecekler. Agzina sicacaklar. İrgat stayla asla bitmeyecek. Neden mecbur hissediyorsun? Seni tutan sadece borclar mi? Hersey guzel olacak zumrut. Bu kapidan ciktigin an hersey cok guzel olacak...
Ogle tatili
Herkes yemege cikti. Bu katta kimse yok. Asagida var mi bilmiyorum. Onumde bir suru islem var sunlari yapayim. Ne?! Zumrut kendine gel. Ne islemi. İste bir kagit iste bir kalem. Dur dur siyah kalemle olmaz. Maviyle yazayim sanima yakissin.
“Ben zumrut. 7 yildir bu isi yapiyorum. Hayatimda boyle is cevirmeler yalanlar gormedim. Kurumda calismak istemiyorum. Keyfim istediginde geri donmek uzere istifa ediyorum”
Bak ne kolay.
Sagima soluma bakiyorum. Ozleyecegim ulan sizi.
Alt kata iniyorum. Kimse yok. Gecen yilbasinda bi sirket ajanda gondermisti. Onun suslu torbasi vardi cekmecemde sakliyordum dairede birine lazim olur diye de yukari cikarmamistim. O torbayi aliyorum. Tekrar yukari. Esyalarimi dolduruyorum. Taa cameliden bu yana aklima gelen herseyi her bilgiyi yazdigim 2013 ajandam esimin dogum gunu hediyesi kalemligim e imzam yaka kartlarim... bi dakka! Yaka kartlarindan sadece recep in yapmis oldugunu alicam. Cameli hatirasi. Bolgeninkini de alayim. Burada yapilan kalsin. Gotlerine sokarlar.
Eveet torba doldu. Simdi karar verme zamani.
Arka balkona geciyorum. Bi sigara yakiyorum. Chasing the dragon caliyor. Epica. Universiteden mezun oldugum yil is arama ve huzurevi arasinda kosustururken hep bu sarkiyi dinlerdim. “Make me forget and forgive there is no use To go on and live show me away to the sun” soyluyorum kendi kendime. “ So let them go and fade into light!!!!!”
Sigaradan nefeslerce cekiyorum.
Gunes bambaska parliyor.
Ufak bir esinti var.
Dunya guzel be. Marmaris guzel.
33 yasindayim. En guzel yaslarim gencligimin sonlari bunlar. Ve nelerle ugrasarak geciyor. Yazik bana.
Hadi gidelim. Hadi. Bu ilk ve son firsat.
Yine alt kata inip mudurun masasina koyuyorum istifayi.
Once bi yemek yiyeyim.
Bu kapidan son kez cikiyorum. Arkami donup gulumsuyorum.
Hoscakal tapu. Ben de kurtuldum senden.
Bi taksi. Hadi eve.
Kapinin yanina torbayi biraktim. Ustumu degistirdim. Uzandim. Bilmem kac cevapsiz arama. Duyan ariyor.
Telefonumu kapattim.
Aman tanrim
Artik ozgurum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Anlat