Ayiramaz o kantar. Bizi ayirirdi. Duygu somurusu yapardi ayirmak icin. Yerlere yatar aglardi. O da giderdi bilirim. Ama biz hangi biz? Baska kimler bizdir?
Derinden hissettigim “biz” su 33 yillik cehennem azabi hayatimda tek bir tanedir. Ask birakmaktan gecer idi ya hani, birakmistik biz de ondan. Yoksa ayiramaz o kantar. Onu benden beni ondan. Once o sonra ben sonra beraber sonra tekrar ben. Sonra yine ben. Sonsuza dek bitirmistik. En sonuncu bitiste tamamdemistim. Bu sefer bitti. Kazidim son kalan damlalari. Bekledigim yillari. Yeter diye yuzune yuzune bagirdigim gunleri. https://youtu.be/o1ICICS80HQ
Oysa nasil sevdim. Deliler gibi. Baska biz yoktu cunku. O gun baskasinin durumuna agliyorum diye “olsun biz ozguruz” diye bagirmamis miydik o denize bakan okulun bahcesinde. Ozgurlugumuzun en buyuk kaniti degil miydi o sira o tahta o tahtanin ortasina kazinan ve bir toplanti esnasinda ortaya cikan iki isim.
Alakasiz tarih hocasi bile parmak isirmamis miydi yasadiklarimiza.
Ne zaman o hale geldik. Ne zaman isin icine para girdi. Faturami ode demelere geldi is? Benim aldigim kontorlerle yilanlara atilan mesajlar unutuldu mu yoksa? Peki ya 34 zna plakali otobus? Ve boynuma baglanan ince siyah tasma...
İlk defa bu kadar icten konustuk be zumrut demisti. Ona yazdigim mektubu okudugunda ne cok uzmusum seni ne cok kirmisim itirafini yapmisti. Yillar once ilerde basina gelecekleri kendisine soyledigimde ise inanmamisti. Azicik da guzel seyler gor be zumrut.
Bana ilk ve son defa askim dedigi ani ne cabuk unutmusum. Ellerim titredi bunu yazarken. Biz ne yasadik boyle. Ben ne buyuk birsey yasadim boyle, farketmeden istemeden anlamadan...
Dusunmek istemedim ustune. Hayranlik dedim arkadaslik dedim saygi dedim. Bir suru kisve uydurdum uydurduk. Ask demedim hic. Sevgi de demedim. Sevgi diyebilecegim kutsallikta miydi bilemiyorum. Her gecen yil daha bir net adlandirdigimdan sanirim bunun cevabini ilerleyen yaslarimda verebilecegim. Ama su an ask olduguna eminim.
Mabel matiz’in sarkilarini cok severim. Tamami olmasa dahi sarkinin ortasindaki bir nota dahi olsa beni yakalar. Vay anam derim. Tipki kirk sene once arafta’yi ilk dinledigimdeki gibi. Tuylerim diken diken olur. Ya da sikimsonik hayatimin fon muzigi zor degil’deki gibi.
Bu sarkiyi ise hic duymamistim. Ta ki aleyna tilki’ye kadar. Kizin sesini seviyorum bence cok yetenekli. Bu sarkiyi da seslendirmis. Dinlemez olaydim.
Dinlemez olaydim.
Neler gecti aklimdan neler. Dile kolay 20 sene. 13 yasinda bir kiz cocugunun nelerle imtihan edilirken bilmeden aska dusmesi iste. Herseyi karsisina alip aski icin savasmasi. Bir bok kazanmamasi yenilmesi.
Usenmesem cikarir o gunlukleri teker teker tekrar tekrar okurum. Aglamam ama acirim kendime acirim ona.
B bosanmasini anlatirken “on sene beraber olmusuz sinanmisiz askimiz sinavi gecmis” diye bir cumle kurmustu. Ne sinanmasi demistim o nasil bir cumle.
Simdi anliyorum.
Biz de sinanmisiz. Gecemedigimiz icin bedeli ayri kalmak olmus. Defalarca.
Artik geri donemem. Hicbir sekilde iletisime gecemem. Cunku zaman ikimizin de aleyhine akti.
Ve en kotusu ne biliyor musunuz? Sevilmemeyi oncelik olmamayi neden bu kadar benimsedigimi anladim. Cunku ilk askim bana zaten bunu asilamisti. Allah razi olsun. Hep boyle mi olur.
Yarim kalan tek bir sey oldugunu biliyorum. Su an sadece o yarim kalan seyi bitirmek istiyorum. Onu o an izlemek istiyorum. İsterdim biraraya gelelim ve hic ayrilmayalim. Fakat onu bagislayabilecegimi hic sanmiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Anlat