İsmimde bir tek h kalmıştı. Demek ki
çilem dolmamış dedim bir an. Bir h gelecek eksik olan o. 29 harfin kralı belki
de oydu. 08-09-2015
hikayeyi devam ettirebilmem için yine acıdan beslenmem
gerekiyordu. ve burayı argo ağzımla doldurmamam gerçekten içimde hissettiğim
acıyı tarif etmem gerekiyordu. geleceği görüyordum ya duvara bakıp. hah işte
orda mutsuz umutsuz yalnız bir kadın gördüm. o benmişim. salakmışım. daha neler
nelermişim...
e olayı, normal şartlarda benim sinirden deli olacağım
intikam planları yapacağım ve planlarımı acımasızca gerçekleştireceğim
kontrolden tamamen çıkıp psikopatlığa geri dönüşümü sağlayacak bir olaydı. ama
öyle olmadı. vallahi üzülmedim yazmıştım buraya. çünkü üzülmemiştim gerçekten.
bir yere koyamadığım ama aklıma koyduğum bir harf vardı çünkü. ve o harf bana e
ye küfürler ettiğim bir an kendi ayağıyla gelmişti.
nasipsizim. bu kulağa komik geliyor gerçekten. nasipsizlikten
ziyade mutsuz kadın figüründe olduğu gibi nefret doluyum. belki bu nefret,
belki karşıma çıkan tüm harflerden bir cümle kurabilecekmiş gibi hissetmem
benim sonumu hazırladı. işte benim sonum...
alfabeyi tükettim demiştim. z, n ve a en sevdiklerim
ne en fazla tüketildiklerimdi benim. bir satıra sığmayan koskoca zna’da sadece bir harf kalmıştı.
garipti. çünkü bana kendi ayağıyla gelen o harf bu
harfti. yok canım olamaz falan demiştim kendi kendime.. bundan o harf olmaz
olsa olsa i olur... i var mıydı varolan alfabede? yoktu sanırım. emin değilim.
artık isimleri yüzleri şehirleri birbirine karıştırıyorum. ben ben değilim.
artık tamamiyle hiçbirşeyim.
evet e ye üzülmedim. çünkü bir harf gelip tüm
geçmişimi silecekti. ben buna inandım. bununla yaşadım. sonra i’nin gerçekten
birini temsil ettiğini hatırladım. pek de anlam ifade etmemiş birisini.. ve
kala kala o harf kaldı işte.
ama alakası yoktu. beni kurtarmadı. yanlış ummuş,
yanlış hayal etmiştim sadece.
dairede oturuyorum. ilk defa biriyle birşey
paylaşacaksam bu muhterem abi olmalı.
“muhterem abi” dedim. “birşeyler oluyor onunla. ne
olduğunu bilmiyorum”
“yine üzülmeyesin” dedi endişeli bakışlarla....
“üzülmem ki. kaldıramam artık. ikinci n vakası olur bu
da” dedim.. onayladı.
ikinci n vakası olamazdı. n bana sahip çıkmıştı şu
acaip ilçede... ben n’yi seviyordum. bana hayatta çok zor bulabileceğim gerçek
bir sevgi vermişti. elinin üstünde tutmuştu biliyor musunuz? ben ona çok
küfrettim sonraları. ama şimdi iki yıl önceye dönüp baktığımda o kadar yazıyı o
kadar şiiri neden yazdığımı daha iyi anlayabiliyorum. öküz de olsa odun da olsa
o gerçek biriydi. ve gerçekten onurluydu. hataları çok olmuştu ama kendine göre
de olsa sebepleri vardı.
şimdi hiçbiri yok. para için kendini satmış bir adam
var karşımda. ve beni de öyle zannediyor olmalı ki... neyse devamını
getirmeyeceğim.
ve şimdi yine buz gibi evimde kendi kendime
konuşuyorum. 30 yaşında bir insan olarak böyle dertleri hala taşıyor olmaktan
utanıyorum. ilişkilerimde hala erkek olmaktan utanıyorum. kendini adam
zannedenlere sahip çıkmaktan onlar için ortalığı birbirine katmaktan
utanıyorum. ben kendimi neden hiç kız gibi hissetmedim? bana bunu
hissettiremeyenler utansın demeyeceğim. kendi sonumu, kendi karakterimi,
herrrşeyimi kendim yazdım kendim oynadım. kendimi bu hale gene kendim getirdim.
olmadı. yapamadım. kendime bir harf bulamadım. bir h
çıkıp gelir o dünyamı değiştirir diye umut edip durdum. kendi dünyamı
değiştirebileceğime inanmadım. başkalarından bekledim. başkalarını suçladım.
kendi içimdeki o 12 senelik boşluğu başka insanlarla doldurmaya çalıştım. açık
ve netti. ben kişiliksiz karaktersiz ayrıca onursuz bir insandım.
bir h çıktı geldi inanamadım. insanların ya da
yarattığım o alfabenin bana yaptıklarına değil bizzat hareketle kendime
ettiklerime inanamadım. ne çok döndürmüşüm bıçakları içimde. ve kurtulmak için
tek bir hamle bile yapmamışım.
bunları farketmek ne acı. ama daha da acısı
farkettiğim halde bir şey yapamayacak olmam.
tek bildiğim, h hiçbirşey değilmiş bana zulmetmesine
sebep olduğum diğer harfler gibi.. en çok n gibi...
hani tüm eski sevgililerim benden kısa süre sonra
sekmeden evleniyor ya, işte az zaman sonra evlenecek ve konvoyu benim evimin
önünden geçecek, davetiyesi daireme gelecek n gibi...
içinde başka bir sevgi taşıyanlar gibi. sevgisinin
adını işyerine koyanlar gibi...
imza alıyorum bugün. biri bir şey söyledi. söylediği
kelime beni bir tabelaya götürdü. tabelayı çözmeye çalıştım ve çözdüm... bir
anda.. içime oturdu. vatandaş olmasa ağlardım bile. kendi kendimi dağlardım
yine. sustum. o bakışım var ya benim hayal kırıklığı. kaşlar havada ağız açık
alt çene aşağıda. boş bir surat. işte o aptal ifade vardı yüzümde.... bir anda.
bir anda değişir bütün işler. o telefonlar meşgule
verildiğinde mesela... ilgisiz erkek yoktur. başkasıyla ilgilenen erkek vardır.
bitti. bir hayalim vardı. huzurlu olmaktı. a b c
derken kırıldı. bitti.
bu çok büyük bir karar belki altından kalkamam ama...
artık hiç kimseyi huzuruma ortak etmek istemeyeceğim. hani ceviz göstermişti ya
arkadaşlarımı bana. ve ben o arkadaşlarımı alarak bir çember çizdim etrafıma.
sonra çembere benzin döküp ateşe verdim. kimse giremedi içeri. işte o hesap.
ben, keyfim ve kahyası... sigara... çemberimi çizdim.
ve yaktım. yakış o yakış. bu kibritle ben geçmişimi yaktım. sürekli değişen bir
beni yaktım. o alfabeyi yaktım. tutuştuğunda içim acıdı, küle dönünce
rahatladım. bir barışı yakmadım. anılarımda kalsın diye. ı dan başlayarak h ye
kadar sonuna kadar yaktım. iyi yaptım.
bizim cengiz çok iyi çocuk. sürekli ölüm isteğime
intiharı dini boyuta sığdırmaya çalışmama artık vademin geldiğini söylememe çok
kızardı. neden sonra daha bana biçilen ömrün sona ermediğini ve şükretmeyi
öğrenemezsem hastanelerde sürüneceğimi anladım. ölümüme kendimin karar
veremeyeceğini anladım. işte o zaman işler değişmişti biliyor musunuz?
rabbimden hiçbirşey istemedim. aşk istemedim para
istemedim aile arkadaş istemedim. tek istediğim çocuklarımla huzurlu bir hayat
yaşamaktı. ama kader dua ile yenilmiyormuş bunu da öğrenmiş oldum. ordan ateist
gibi göründüğümün farkındayım ama çok şükür inançlı bir insanım.
ve inancımın eninde sonunda bana bir şeyler vereceğini
umut ediyorum. sadece umut ediyorum.
bu yazı gereksiz yerlere gitmeye başladı. içimdeki
sıkıntıyı anlatabilmem mümkün değil gerçekten.
bitti. bittim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Anlat