Çok şey istemiştim. Çok şey ümit etmiştim. Artık olabilir diyordum. Bu noktada olur. Sanırım herşey doğru.
Ve avcumdakı su gibi yavaş yavaş aktı zaman. Kalan son damlalar buhar olup uçtu. Yine biliyordum bu senelerdir beklediğim o eşsiz sevgi değildi. Ama insanım ya yine de ümit etmiştim iste.
Temizlik yapardım ben o kızıyor evin pis haline diye. Şimdi etrafı bok götürüyor banyo simsiyah yeniden.
Ona kahvaltılar hazırlar kahveler demler önünde diz çöker saatlerce yüzüne bakardım. Şimdi evde yemek namına pişen birşey yok. Kahve demleyesim gelmiyor bile. Yüzüne bakabileceğim biri de yok artık çünkü. Hasta olduğumda beni saracak agrım olduğunda elini koyduğunda geçecek benimle gülecek mutlu olacak agladıgımda göz yasımı silecek hiç kimse yok. Ben hepsini kendim yapmayı öğrenerek büyüdüm.
Hasta olduğumda annem başımda beklemek bir yana beni dövmekten beter ederdi. Babam zaten yoktu. Ya oğlunun yanında ya da başka kadınların altındaydı.
Kendi kendime bakmayı öğrendim. ilacları öğrendim ve intiharı öğrendim. O ilaclardan bir kutu içip 10 yaşında ölmeye kalktım. İşin garibi hiçbirşey olmadı azıcık midem agrıdı o kadar. Düşünce kalkmaYı öğrendim sonra. Yuvarlandım kan içinde kaldım. Tutunacak birşey yoktu aile yoktu arkadaş yoktu. Kendi dizlerime tutundum yine öyle kalktım. Ağladım kimse umursamadı. Yine kendimi kendim umursadım.
çatılardan Atlamaya kalkarken bile yapma zumrut herşey güzel olacak dedim. Kendi Ellerimle gözlerimi sildim. Kendi ellerime tutundum. Ellerim hep yabancıdır ondan bana. O yüzden onun elleri benim elim gibiydi iste.
Fethiye...
Ve bir sure önce tüm radikal kararlarımı bir yana bırakıp sadece onu görebilmek için bir düğüne gittim. Cameli düğününden ne beklentim olabilirdi ki başka? Uzun upuzun bir süre önce rüyamda görmüştüm. Kalabalık bir yer. Çok kalabalık. Ve işte orada. Benden özür diliyor. Bir şans daha istiyor. Bana evlenme teklifi ediyor sonunda da. Kabul etmiyorum ama yanımda olmasını istiyorum. Millet alkış yapıyor herkes çıldırmış durumda. Yüzü görünmüyor o da olabilir, olmayabilir de. Temsili bir rüya. Yorulduğumu hissediyorum mutluluktan. Uyanıyorum. Kimse yok. Yeniden uyumak istiyorum. Olmuyor.
Büyük bir boşluk açtı. O boşluğu doldurmaya çalışsam da olmadı. Dolmadı. Başka insanlar başka nesneler başka meşgaleler. Hani is iyi geliyordu böyle durumlarda? Yoo aksine.
İki metre dibimdeyken her iş çıkışı onu görmek zorundayken mudurumun yanına sürekli onun arkadaşları gelirken cameli nın her yerinde onunla ilgili bir anım varken iyi gelmesi mümkün mü? Aramayı bırakalı çok oldu. Ama sevmeyi bırakabilmek mümkün mü?
Doğru herşey mümkün aslında. Bu yüzden ne yaşıyorsam içimde saklıyorum iste. Dışardan bakınca nasıl görünüyorum? Sürekli gülen pozitif mutlu hiçbirşey umurunda olmayan. Gerçekte yalnız mutsuz herkes tarafından terk edilmiş huzurlu bir ölüm bekleyen biriyim iste.
Ha bu arada bir gün beni olu bulursanız bu notları okuyup intihar etmiştir demeyin. Ben artık kendimi öldüremem. Kendimi öldürebilmem için beni ben yapan faktörleri öldürmem lazım. Ve onu yapabilecek bir kapasite hiçbir insanda bulunmuyor bana göre. Rahat batan biri de değilim üstelik. Bunu agladıgım sebepleri yakından görünce ya da ay sonu nasıl gelecek diye kara kara düşündüğüm zamanlar anlayabilirsiniz.
İçimdeki boşluk 2004 ten beri var. Tam10 senedir o boşluğu yazık ki insanlarla doldurmaya çalışıyorum. Ve karşıma çıkanlar benim kadar duygusal olmadıkları için bunu hiç anlamadılar anlamayacaklar. Varsın öyle olsun. Ben bunu da atlatırım. Neler gördü gözlerim bu ne ki.
Tam 2 sene çektim aynı illeti. O geçtiyse bu da geçecek. Sadece zamanı var... 5 ay olmuş ve benim için hala taze.
Evet bunları yazıyorum çünkü 11 de yattım 3 te kalktım. Uyuyamıyorum. Ve yarın iş var. Delirmemek elde mi? Teşekkürler karma.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Anlat