23 Ocak 2015 Cuma

assos

"merhaba. Az sonra kendimi denizli'nın dag köylerinden birine cıkacakmış gibi hissediyorum. acaba acil iyileştirme paketiniz bu işe de yarar mi" diye sordu artık yaşını başını almış gençligi kalmamış zumrut... Bir zamanlar yanı zumrutun gençliğinde sıcak samimi ve sadece rock kitlesinin geldiği bir mekan olan burası, şimdi sadece tiki sınıfına hizmet eden garip bir yere dönüşmüştü. Ama bizimki de değişip yaşlandıgına ve hatta sarışın olup demet akalın parçaları ile dıskolarda surtuk edasıyla dolaştığına göre pek de birşey farketmezdi.
Garson şaşırdı. Kim muğla gibi bir yerden dag köyüne çıkabilirdi ki? Hemen acil iyileştirme pakedini hazırlatıp başka bir garson ile gönderdi. Zira bu kaçık kadın her an diğer conconlar gibi nerede kaldı benim sipariş, diye bağırabilirdi.
Kim giderdi ki muğla'yi bırakıp dag köyüne? Anlatsa belki gülerlerdi. Ama zumrut zamana rağmen siyah polarını asla çıkartmayan derslerden bunalan yüzündeki nefret ifadesi ile sokaklarda içki içen kumral ve beyaz suratlı o küçük çocuktu hala.
 Ve doğru cameli bir dağ koyuydu, ve aslında kökenine kadar burjuva olmasına ragmen bundan hep nefret etmiş zumrut sarışın ve surtuk haliyle o dag köyünde çalışıyordu. Ve doğru. Yarın dönüyordu.
Bu zumrut'un başına gelenlerin anlatıldığı komik hikayelerden biri olmadı. Çünkü ilk kez köyüne dönmek onu mutlu etmiyor.

Yıllar yıllar önceydi. Zümrüt yeni mezun olmuş is arayan bulamayan ve giderek içine kapanan biri hale gelmişti. İstanbul'da aylarca iş aradı. bulamadı. Annesi dönmek istedi datça'ya. O ise kalıp is aramak istedi. Babası ve annesi izin vermedikleri gibi kendi evinde de onu istemediler. Datça'ya döndü bizimki mecburen. muğla'ya kaçtı. haftalarca sinem ve uydu'nun evinde beş parasız yaşadı. nihayet Bir hocası ona marmaris'te bir şirkette iş buldu. Zümrüt tam tası tarağı toplarken babası annesine söyle dedi. 
"Marmaris'e gidemez giderse orospu olur."

İlk günden son güne. Tam 4 yıl tek başına yaşayan, okul dışında hiçbir aktivitesi olmayan hatta son dönem okula bile gitmeyen, yalnızlığı seven bu çocuk geçirdiği o kadar sefil parasız mutsuz durumlarda bile kendinden odun vermemişti de şimdi koskoca üniversite mezunu haliyle mı yoldan çıkacaktı? Zira datça'da tüm kızlar için bu tarz laflar çıkarken onun hakkında sadece deli denmişti...
 Bu çocuk nedense çocuk gibi düşünüp babasının sözünü dinledi. Evde oturdu. Banka sınavlarına girdi. tüm sınavları geçti hep mulakatlarda elendi. Güzel değildi. Akıllı da değildi. Az buçuk konuşma yeteneği vardı o da güzel olmadığı için ise Yaramıyordu. Oysa ne kadar da kazanma alışığıydı bizimki. Her sınavı geçer her sorunu cozer her işi yapardı. Hep takdir toplardı. Ama bu yetmemişti kıçı kırık yerlere girmesine bile...
 Pes etti bir gün. 5 mart 2009. izmir'de buz gibi bir hava. ontur otel... ateş basıyor onu. montunu çıkarmış yürüyor. yanında çok sevdiği arkadaşı aslı var. aslı onu teselli etmeye çalışıyor. bizimki duymuyor bile. ilerde bir kız. ağlamış. makyajı akmış çamur olmuş. ona bakıyor uzun uzun. kendini tutmak zorunda. o hep kendini tuttu. yine tutacak. eve kadar...
  evde ilk kez agladı. Bıraktı. Saçma işlerde çalıştı. Çalısırken çok güzel teklifler geldi. reddetti. Sonra istifa etti. Yeniden mugla'ya gitti. kotekli'ye evine. Memur olayım bari elimde sadece o kaldı dedi. İki banka cağırdı. Gitmedi. Ders çalıştı. Nasıl olduysa tapuya düştü.

Yazmak ne kolay. Yaşarken öyle değildi. Çok yoruldu. Çok üzüldü. 2012 de "atandınız! Denizli tapu" yazan o ekranı görene kadar neler yaşadı. Ama önemli bir detay vardı. Hiçbir zaman öz babasının zannettiği gibi manevi ya da maddi orospu olmadı.

Evet zumrut bu yıl evden ayrılısının 11. Yıldönümünü kutlayacak! 18 yaşında o evi terkettiği günden beri gördüklerinin aslında hiçbir katkısı yoktu tecrübesine. evet burası cameli tapu. allahın dağında. Hiçbirsey yok burada mutluluğa dair. Bir yere gitmeye kalksan neresi olursa olsun çok uzak. ırgat gibi de çalışıyor üstelik zannettiginiz gibi yüksek bir maaş da almıyor. 2 bin falan değil!

 Baba ise çok mutlu. acaip huzurlu. Çünkü ona göre mükemmel bir evlat yetiştırdı. Sadece kendisi bunu yaptı. Kendisi başardı. kızının namusunu(!) kurtardı...
Oğluna sürekli destek olan ona is kuran yurtdışına göndermeye kalkan Bir baba, yılmaz, kızının hayatını böyle kararttı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anlat