30 Ağustos 2014 Cumartesi

çirkin sokak ve çatı

-insanların söyledikleri doğru mu?
+ne gibi?
-... boşver...
+hmm... sanırım anladım.
-öğretmenler gününde neden boynuma sarılıp ağladın? bu senin tarzın değil!
+... boşver...
-sanırım anladım..
+doğruydu söylenenler
-biliyorum
+bugün 2 mart
-2 mart... neyin tarihiydi?
+.. boşver... sedat hoca bana dedi ki...
-doğruydu.
+dedikleri mi?
-tamamiyle
+sanırım anladım...
-sanırım 2 mart...
+boşver...
-anladım. yüzyıllar geçse de hatırlayacağım. al bunu.
+ne bu?
-sana yazdım.
+(yüksek sesle okur) "sen yorgun yıllarımın ardından, elimde son kalanım.
bulutların ardında gördüğüm gerçek
sen, vefa diye tanıdığım..."
-doğruydu hepsi
+biliyorum. bir gün doğru olmadığını iddia edeceksin. belki hayat bizi de değiştirmiş olacak. sen bir başka yöne ben başka...
-cümleni devam ettirme.. sa..
+ve bir gün bu cümleleri kurduğunu da unutacaksın. ben unuttum bile. bununla yaşamak daha kolay geliyor.
-o gün gelecek.
+o gün gelecek
-ben bir hikaye anlatacağım sana
+ve rüyamda gördüğüm olay gerçekleşmiş olacak. sahi.. o zaman da kolayca harcayacak mısın beni?
-...
bir şey demedi, döndü gitti. gözleri dolu dolu.
o gün 2 mart'tı.
2 mart 2001... Ve her zerresini içimde taşıdığım günlerden biri. Sahi o gün ne olmuştu? Ya da neden olmuştu?
15 yaşındaki zumrut şu an burada olsa olayı nasıl anlatırdı? Keşke hiç yaşamamış olsaydım mı derdi yoksa hayatımın en büyük donum noktası mı derdi?
 Ben yapmadım o yapmadı. Biz birbirimizi inkar etmedik. İkimiz de şaşkındık. Ne oldu nasıl oldu kimse anlamadı. Anlamalarını da beklemedik. Benim sorunlarım farklıydı onunki daha da farklı. İsterdim ki hiç o kapıdan dışarı çıkmayalım.
 İşte tavanarası iste catı katları boyle başladı. Benim ilk catı katım kazım yılmaz ilköğretim okulunun catı katiydı. Ne olduysa orada oldu. Ben bir kola içtim. O kola beni sarhoş etti. İçimde ne varsa döktüm birden ağzımdan kaçtı. Belki yanlıştı ama ben hep doğru olduğuna inandım.
 O gün söylediğim sözün birbirimize verdiğimiz sözün üzerinden 8 yıl geçti. Anneannem o kutsal günde öldü. Ve hep geçti o günler. Geçti geçti ve yine geçti. Tam 13 sene olmuş. Şimdi duyumsamak istiyorum o anki bakışı ve gülüşü. Ama artık yapamıyorum. Hatıra ile yaşayamıyorum. O zaman bana deseydi zumrut hayatın boyunca hep kimsesiz yalnız ve mutsuz olacaksın hiçbir zaman su anki halinden daha iyi olmayacaksın, belki isterdim bunu o an için değiştirmek. Ama yapmadı. 
Sonra söyledi anlamadım. kazık attı farketmedim. Ağladı acıdım. sarıldı ben ağladım. Hiç sağlıklı bir ilişkimiz olmadı ki. Birlikte tek kare fotoğrafımız yoktur mesela. Bir tane vardı sene 2000 ön bahçe henüz yıkılmamış orada mal gibi duruyoruz. yanımızda bir iki kişi var. 
sonra o fotoğraf 2003 2004 gibi atomlarına ayrıldı. yırtıldı parçalandı. çok çirkin çıkmışım dedim, çok çirkin çıkmışım dedi. zaten çirkindik öyle çıkmamıştık. gitti işte.
seneler geçti başka sorunlar oldu. onun ayrı benim ayrı. erkekler hep geldiler hep gittiler. ne maddi gücümüz kaldı ne de manevi. çoğu zaman küs de olsak barıştığımızda omuz omuza durmaya çalıştık. beni çok korumaya çalıştı. başaramadı. başımıza gelenler kimsenin başına da gelmedi. bize kötülük yapanlar hiç bu dünyada çekmedi. ya sefa içinde yaşıyor ya da ölü onlar şimdi.
telefon açtım bir sabah "öldü o" dedim. tepki veremedim, veremedik. yapamadık. öyle çok ölüyle dolmuşuz ki artık bi yenisine ağlayamadık bile. ne oldu ne bitti daha neler yaşanacak şimdi hiçbirimiz bilmiyoruz.
aklımda bunun gibi pek çok konuşma kaldı sadece. gereksiz yere birbirimizi ağlattığımız aptal zamanlar. ve bahçeden dışarı doğru birlikte koştuğumuz ağlamamak için kendimizi tuttuğumuz o son an..
başka son anlar da var. kimse anlamıyor ya benim acı dolu bir geçmişim var dediğimde... var işte. hepimizin var. çekmemiş insan yok. ama ben her şeyi herkesten önce yaşadım. insanlar sokakta oyun oynardı, ben hastanede yatıyor olurdum. birileri gülüp eğlenirken ben hep ağladım. çocukların tek derdi okulu bitirmekken benim okulu ele geçirme planlarım vardı. ve müdüre bile hükmettiğim zaman bunun da beni mutlu etmediğini anlamıştım.
mutluluk bunlar değildi. üçüncü katın altından adam sallandırmak insanlara istediğin her şeyi yaptırmak mutlu olmaya vesile değildi. ve değiştim ve değiştik.
o tam bir insan oldu. hatalarının farkına vardı ve kendini geliştirdi.bunun yaşı yok dedi. değişmek istedi ve başardı. en azından iş hayatında artık daha verimli olacak.
ve ben arkadaşlarından sürekli kazık yiyen yalnız mutsuz kimsesiz zümrüt olmaya hep devam ettim. olmadı çünkü. bunu değiştirmek istemedim gücüm yetmedi. insanlar hep kötüydü ben hep onlardan daha kötüydüm. 
ve artık bu kötülükle barıştığımda biz tam anlamıyla kardeş olabilmiştik. 
şimdi yılmaz a sorsan onu suçlar sevgiye sorsan yılmazı suçlar. ben ise kimseyi suçlamıyorum. ben böyleyim.
biz böyleyiz. böyle geldik böyle gideceğiz. ikimizin de öncelikleri var. ancak birbirimizin önceliği olmasak da dönüp baktığımız insanlar arasında olmak da yetiyor. yaşadığını bilmek yetiyor.
o ölürse ne olur düşünmek istemem. ama ben ölürsem ona ne olur bu açıdan korkularım var işte.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anlat