1 Haziran 2013 Cumartesi

rüyamda gördüğüm masum ü

buraya Ü'den ne kadar nefret ettiğimi, insanlara benim hakkımda söylediği yalanları, karşıma çıktığında bile söylediklerini yaşadıklarımızı bir bir inkar ettiğini, gösterdiği yalancı şahitleri falan yazmayacağım. hele hele vicdan azabımdan hiç bahsetmeyeceğim. çünkü olay kapandı ve kapandığı yerde kalmasını istiyorum. 
bugün sadece Ü hakkında ne hissettiysem gerçek olduğunu anladım. sadece gerçek. ben ona birini unutmak için ya da sadece canım sıkıldığı için aşık olmamışım demek ki, dedim. 
hiç aklımda yoktu, ta ki dün onu rüyamda görene kadar.

uzun zaman önceydi sanırım. bana karşı ilgisinin beni mutlu etmesi bir yana, artık ben de ona karşı bir şeyler hissediyordum. yanlış olduğunu bile bile. hatta bunu o zaman dost zannettiğim birine söylemiştim. nereden bileyim gidip adamın karısına anlatacağını...

elimi tutmuştu saçma sapan bir anda. herkesin ortasında. ne yapacağımı şaşırmıştım. artık bu kafa karışıklığı değildi. bayağı bayağı asılıyorduk birbirimize. ve ben artık bu işi kolaylaştırmalıydım. yine çok mutsuz ve çok içkili olduğum bir gün ona derdimi anlatmalıydım. ve artık konu dert değildi. 
önce bana sarıldı. ben de ona sarılınca artık içinde tutamadı. söyledi. aklında ne varsa...

ve anımsıyorum az çok onun bende bıraktığı izleri. onu öpmeden bir gün bile geçiremediğimi, yanında bulduğum huzuru, bitsin artık dediğimizde bile yapamadığımız başaramadığımız zamanları. 
evet şimdiki tiksintim bir yana, ben onu gerçekten sevmiştim. sonu olmadığını bile bile, ortaya çıktığında dünyadaki en önemli dostlarımı kaybedeceğimi bile bile, o sürdürse bile benim sürdüremeyeceğimi böyle bir hayat yaşamayacağımı bile bile...

dizlerine yatıp ağlardım ben onun. saçlarımı okşardı. bana çok ağır gerçeklerden söz ederdi. yüzüme vururdu bazı şeyleri. ama severdi. gülerdi, güldürürdü. makyaj yapmamı istemezdi. 
"ama böyle yaratık oluyorum" dediğimde kızardı. 
ve ben onun puslu bakışlarına erirdim. hiçbirşey söylemez hiçbir karşılık veremez hiçbir şekilde karşı koyamazdım ona. 
onu görmek için bahaneler yaratırdım. o garip elektriği çekerdi beni. 
hiç kimse yokken o vardı. zorla yemek yedirmişti bana intiharımın ardından. sonra da elime gitarını verip "çalacaksın" diye tutturmuştu. ben hiç aşina olmadığım elektro gitarla uğraşırken o sırıtarak izlemişti beceriksizliğimi ve sürekli "süper gidiyorsun hadi devam" diye desteklemişti beni. 

yanlış olduğunu bile bile aşıktım ben ona. benden başkaları da  olduğunu bile bile.
ve yanlıştı. 
ve yanlış olduğu için öyle bir bitti ki, arkamdan konuşulanları atılan yalanları çok sonra öğrendim.

ve herkesin imrendiği o koca aileden tek kişi kalmadı.
çünkü o şerefsizin tekiydi, ama ben bunu bilmeme rağmen gerçekten sevdim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anlat