elimde 2000-2001 tarihleri arasında tutulmuş sıradan okul defteri görünümündeki günlüğüm var. tamamen 8-c'yi anlatıyor bana. neler olmuş neler yaşanmış kim ne espriler yapmış kim kimi dövmüş o zamanlar bizim için önemli olan her olay bu defterin içinde saklı.
14-15 yaşlarındayız. çocuk da değiliz büyük de. tam kendimizi bulma çağımız. ve isyankarız hepimiz. ne müdür tanıyoruz ne öğretmen. ağlayarak kaçıyor öğretmenler sınıftan. arkalarından osmaaan diye bağırıyoruz.
harbi bir osman furyası vardı. öğretmenlerimizin telefonlarına bile osman yazar sms atardık. durduk yere osmaaaan diye bağırır tüm okulu başımıza toplardık.
o dönemki öğretmenlerimiz başlı başına bir makale sebebidir. akıllı bir tane hoca yoktu okulda. varsa da biz yoldan çıkartmışızdır.
misal mehmet bural vardı. adam türkçe, gky, trafik vs bütün derslerimize girerdi. neredeyse resim müziğe de girecekti sanırım.
yine bir türkçe dersinde rıdvan'ın yüzüne bakıp
"oğlum sakın ismini söyleme, ben listeden bulacağım" diyerek yarım saat listeyi inceledikten sonra
"lan bu kızların listesiymiş" diyerek krize sokmuştu hepimizi.
"en güzel öğretmen yarışmaları" ulan hangisini seçelim ki. hepsi yaşını başını almış kocaman kadınlar. e o kafayla bunu düşünemediğimiz için tüm okula sorulan sorular ve ev ekonomisi öğretmeni "90 60 90 berna"nın birinci seçilmesi. bazılarının kıskançlıktan çatırt diye çatlaması.
sınıf öğretmenimiz matematikçi müjgan kantarlı. yani "çatlak müjgan" ona yazdığımız ebru gündeş'in çingene şarkısı. inkılapçı "borsa süleyman"ın "çılgın memiş" parçası.
her fen dersinde sınıfı saran korku "sallama lipton ayfer" nasıl da sallardı kolunu. fotoğrafını çekip milli eğitime göndermeye kalkmıştık. "bakın bu hoca derste bize el hareketi çekiyor"
yine sallama lipton'la sözde yapılmış bir röportaj
"ayfer hanım, en sevdiğiniz yemek?"
"kol böreği"
ve tabi bu konuya halil teker bakışı...
"halil lan, hangi kola gireceksin sen? kültür edebiyat mı?"
"benim kolum ayfer'in kolu..."
okulu terkederken sıranın üstünde yazılan isimler... tüm duvarları doldurmaca. zümrüt yeşim gamze sibel eda hatice meltem bahar sema nevin arife cansu...
sınıfların ayrılmasıyla çıkan kavgalar. tırtık demet'in sevdiği öğrencileri kendi sınıfına toplaması, uyuşuk inci'nin katakulliyle tembel ve yaramazları 8-c'ye toplaması.
o zaman çok kızmıştık. ama şimdi o kadar rahat söylüyorum ki. İYİ Kİ YAPMIŞ!
kaset olayı. sınıftaki kayıtlar küfürlü şarkılar.... sinirlendiğim bir an tüm o kayıtları silmiştim. keşke silmeseymişim.
en iyi arkadaşım yeşim. ve onunla yaptıklarımız, yaşadıklarımız...
banu alkan'ın meşhur olduğu zamanlardı. "kaldıramazsan kaldırırlar" yeni çıkmış. kızlarla onu söylüyoruz.
beden eğitimi dersinde bi tur koşuya çıkarıyor bizi "üniversiteli sevgi" arka taraftan geçerken sınıfın yeni modası "yavşak" şarkısını söylüyoruz.
"ay akşamdan ışıktır
yaylalar yaylalar
yayla diyen yavşaktır
dilo dilo yaylalar
meral hocayı zapteyle
yaylalar yaylalar
mehmet bural aşıktır
dilo dilo yaylalar"
sevgiciğimiz diyor ki "siz hayvan mısınız" verdiğimiz karşılığa dayanamayıp başka okula tayin istiyor. yerine murat karslı geliyor yeniden.
sadık du-varavur :) zavallı adam dersimize girmediği halde neler çekmişti bizden.
boş dersler... tüm sene boş geçti diyebilirim. her gün en az bir dersimiz boş olurdu. topluca şarkı yazar fotoğraflar çeker eğlenirdik... eğlenirdik. evet biz çok eğlenirdik. amaçsız çıkarsız eğlenirdik ve ayrık otları ispiyoncular olsa da birbirimizi severdik!
nöbetçilik günleri. ben hep hatice ile nöbetçi olurdum. akşamları sınıf defteri toplamaya gezerdik. hocaların arkasından tuhaf hareketler yapardık. çatlayana kadar tost yerdik.
haftasonu kursları. sözde anadolu liselerine hazırlanıyoruz. yalandan kim ölmüş. maksat birlikte olmak eğlenmek. ve sadece haftasonları çıkan hamburger :) yeşim'le birlikte hamburgerlerimizi alıp kafa kafaya verir kime ne eşek şakası yapsak diye düşünürdük. pelin'in arkasına keriz, halil'in arkasına "mal 50 bin" (halil buna cevap olarak ucuza gitmişim demişti)
"tüm derslerden çoğunluğun zayıf alması
haksız yere edilen hakaretler
geçen yılki 7-b'nin neden 8-c'ye toplanması
öğretmenlerin ders anlatma sıkıntısı
her ders öğrenciler arasındaki dalaşmalar
8-c'nin küçük düşürülmesi
öğrenci kavgalarının çözülmemesi
niçin 8-c ve 8-a seçme sınıftır?
öğrenci ayrıcalığı (bazı öğretmenler tarafından)
öğrencilere söz hakkı verilmemesi
bazı öğretmenlerin sorunlarını okula yansıtması"
bunlar da o zamanki sorunlarımız. pek de değişmemiş sanki eğitim sistemi?
bir inkılap dersi notu
"hayvanlar bilhassa yaz aylarında çayıra çıkarlar. bu çayırın adı kibar hayvanların dilinde sayfiyedir. ceylanlar ahular pek rağbette olan hayvanlardır. hayvanları tek isimde kısaca belirtmek istersek "gazman" dan daha uygun bir kelime bulamayız. hele bu gazman'ın bir kırım cinsi vardır ki bizim gamze bunun en tipik örneğidir."
ve bu not kasıtlı olarak borsa süleyman'a verilir :D
kumluk plajında patlatılan tuz ruhu bombası aslında 8-c yaramazlığı değil de fen bilgisi dersi deneyidir. başımızda da sallama lipton ayfer vardır. aaaa :) tüm okul camlara üşüştüğünde bunun "legal" bir olay olmasının verdiği güvenle daşşak geçmeye devam etmek mükemmeldi. borsa süleyman sinirlenip
"hababam sınıfı laboratuarda patlatıyor, siz dışarda!" ahahahah :)
resim dersleri... dersleri? top fehim :) ve resim olmayan dersler... bilgisayar odasında o zamanın meşhur yarışması biri bizzi gözetliyor'un sitesine 56k modemle bağlanmaya çalışmakla geçen dersler... erkeklerin porno sitelerine girip bize göstermesi.
futbol maçları. kızlar takımı :) meltem nevin bahar özgecan sema hatice... nevin'in bir maçta topa elini atıp penaltıya sebebiyet vermesi. 7-a'dan kız öğrencinin penaltıyı atarken kaleci bahar'ın attığı çığlık :) 6-a'ya attığımız beş gol :)
gky sınav sorularının önceden alınıp fotokopiyle çoğaltılması. tüm sınav boyunca maç anlatıp zil çaldığında alttaki kağıtla değiştirip vermemiz.
nihat'ın hasan'In çantasına koyduğu porno dergi. ve bunun okuldaki yansımaları.
2 mart, hayatımın en özel günlerinden biri. ve bayram arefesi olduğu için okulda yaptığımız kutlama. tüm 8. sınıflar toplanıp 8-a'yı birbirine katar. halaylar şarkılar türküler sadece mutluluk sadece eğlence!
İŞ-TEKNİK sınıfı... sapık hoca :)
vampir hemşireler ve akdeniz anemisi için kan alınması :)
marmaris'e dershane sınavına gitmemiz ve benim dönüş yolunda çok sıkışıp "çişim geldi" diye ortalığı birbirine katmam. kısaca: "içmeler çişşşşşş :)"
8-b sınıfı ile ettiğimiz kavgalar. torpilci meral.
ve benim neden rock dinlemeye başladığım tabi ki...
bütün bu yazıyı eski playlistimi ve radyo eksen'i dinleyerek yazdım. bana bir şey hatırlattı. çok küçük ama çok da faydalı bir şey.
kendimi.
datçalı deli zümrüt'ten önceki zümrüt'ü..
affetmenin önemini, hayata gülerek bakmanın değerini, henüz küçükken küsmek daha kolayken oluşturduğum arkadaşlıkları... yeşim'i...
şimdi başıma açtığı işlerden dolayı adını bile duymak istemesem de gelmiş geçmiş en çıkarsız yalansız ve sağlam dostumu, kardeşimi, ayzel'i...
kardeşlerimizin okuduğu sınıflardan yaptığımız arkadaşları.. deniz'i. murat'ı...
evet murat'ı... r'leri ş gibi söyleyen arkamdan "zümrüt ablaaa" diye koşan yeşil gözlü güzel çocuğu... adam dövmek için yaptığımız planları. ona 12 sene sonra deliler gibi aşık olacağımı bilmeden onu azarladığım dövdüğüm günleri.
bir çocuğun bana bakıp "aha bu murat'ın kırığı" dediğinde sinirlendiğim ve murat'a bağırdığım anı....
upuzun eteği ile kendiyle barışık yaşayan kendimi.
arkaya bakan kasvetli ama mutlu sınıfımı.
şimdi çoğuyla küs olsam da 8-c'yi yaratan 30 kişiyi...
özledim sizi.
arife, özgecan, eda, çilem, gülten, firuze, gözde kanbur, gözde balıkçı, sema, bahar, pelin, fatih, cansu, emre, hakan, hasan, ayzel, eren, hatice, meltem, yeşim, gamze, sibel, nevin, veysel, rıdvan, nihat, ergin, halil...
herkes aksini iddia edebilir belki de.
ama 8-c bir efsanedir. her zaman da öyle kalacaktır.
11 fen ile kıyaslanamaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Anlat