16 Mart 2012 Cuma

4kofxo:32 part 4 ve bu son

hava soğuk yine. birazcık grip alametleri de mevcut. elimde çay, minik elektrikli sobanın karşısında ısınmaya çalışıyorum. yakın zamanda oyunum çıkacağı için kendime dikkat etmek zorundayım. neyse kalkacağım ayağa. çünkü bir hafta öncesine göre moralim o kadar iyi ki...


ha belki 8 yıl öncesine dönmek istemeyecek kadar değil. ama iyiyim. uzun süredir ilk defa bu kadar mutluyum. hemen nazar etmeyin. benim gibi eski halini unutup gece gündüz kendini ağlamaya vermiş biri için bu iyi değil midir?

ama nazarı da hissedebiliyorum. motorlardan düşen insanlar (!) ilginç bakışlar, "nasıl yani" diye soran gözler. biraz bizim için mutlu olun olmaz mı?


herkese aynı cümleyi kuruyorum, dün vildan abla'ya da aynısını söyledim

"ben 26 senedir murat'ı bekliyordum"

o da beni bekliyor muydu bilemem, açıkçası beni de ilgilendirmez.


birlikte olmadan önce bile birbirimize baktığımızda ne düşündüğümüzü anlayabiliyorduk. bi düşünsenize, çok alakasız bir konu var ortamda, aklına bir şey geliyor, ona bakıyorsun, o da sana bakıyor. aynı şeyi düşünüyorsunuz ve basıyorsunuz kahkahayı. diğerleri anlamıyor tabi aramızda ne döndüğünü. bu kankalık olamazdı (zira benim hayattaki tek kankam mihriban tireli'dir ve yeri çok başkadır. )

ben ona çocuk diyorum sık sık içimden. ama esas çocuk olan benim. saçmalıyorum bazen. sinirlendiğimde yüzüne sevgiyle bakıp küfür ediyorum. e ben nasıl doğru düzgün bir ilişki nasıl olur bilemezken o da benim gibi dengesiz yanımı yeni yeni görüyor. aşabileceğime inanıyorum, ama 17 yaşında gibi hissetmenin ötesine geçemiyorum.

kuşkucu değilim artık. korkmuyorum ondan. bi gün beni bırakıp gidecek olsa bile şu anı yaşamak daha mantıklı geliyor. çünkü 6 gündür birlikteyiz ve sanki 6 yıl gibi oldu. çok alıştım, çok bağlandım. ve güveniyorum da artık.


gençliğimin geçtiği yerleri düşündüm, burda ne olmuştu şurda ne olmuştu falan. hepsini ona anlatmak, kötekli'den yeniköy'e önce yalnız başıma, sonra da onunla yürümek, ona kaldığım mağarayı gösterip gülmesini izlemek ve onu boncuk'un öğünç-skv-ideal-ergene civarında gezinen manevi bedeniyle ve uydu'yla tanıştırmak istiyorum. 8 koca yılım nasıl çürüdü, 8 yıl önce nasıl bir insandım, her şeyi öğrenmesini istiyorum. beni çok yüzeysel tanıyor. çocukluğumu biliyor evet, ama o günler geride kaldı.

planlarım bu kadar değil. daha çok yapmak, konuşmak, paylaşmak, yaşamak istediğim şey var onunla.


ben çok uyurum. uyuduğumda da manda gibi olurum. üşümezsem pek uyanmam. ancak uyandığımda gene de yorgun olurum.

ama bugünlerde gözlerimi açtığımda ilk gördüğüm insan o olunca ne yorgunluk hissediyorum ne de halsizlik. ağzım kulaklarımda dolaşır oldum. herkese onu anlatıyorum. bir yere davet edildiğimde "kocama sormam lazım" diyorum şakayla karışık.

ve tabi ki onun çalışkanlığı bana azim vermiyor.

çünkü tembelliğe alıştım, ve onun gibi mücadeleci değilim artık.


bi de grip olmak istemiyorum ya :(

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anlat