16 Mart 2012 Cuma

4kofxo:32 part 3

özveri.

özverili olmak.

fedakar olmak mı değil mi?


bazen herşey güzel giderken bir bıçak alıp karnıma saplamışım gibi hissediyorum. hani durduk yere yolda yürürken gülerken mesela. bi lokantaya girip masadaki bıçağı alıyorsun ve yine gülerek kendine saplıyorsun. öyle bi abeslik.

çünkü kabullendirilmiş suçluluk diye bir şey var. literatürde olmasa da insan davranışları sürekli bunun üzerine kurulu değil midir? arkadaşınla kavga edersin, o sana haklı olmana rağmen haksızlığı empoze eder. ve sen bunu kabullenmek zorunda kalırsın. sesini çıkarmazsın.

bir insanın karşısına geçip 7/24 sen suçlusun sen sorunlusun sen geri zekalısın dersen, ya da daha kötüsü demeyip bunu ima edersen o insanın başka türlü davranmasını sağlayamazsın.

canımı veririm desem, gene tutup "dök bakalım içindekileri" diyecek gibi gelir.


bağlı olmak başka, bağımlı olmak başka mesela. ben bağlı değil bağımlı olurum. psikopatım. sinirliyim. atarlıyım. kendimi zaptetmek için uğraşıyorum ancak bunu neden yaptığımı bilmiyorum. karşı taraf kendinden ödün vermiyor. ben veriyorum. ve gene sorun çıkartan ben oluyorum.

çünkü karşı taraf benim bağımlılık genim olduğunu biliyor ve sözde bundan gocunmuyor. ama ben o bağımlılığın yüzde birini görmezsem olmuyor.


yaralıyım doğru. ama unutmak için çaba sarfediyorum.

yaralarla yaşamak değil marifet. her taşın altından çıkarmak değil. saygıyı kaybetmeden iyileşmek, iyileştirmek. çünkü aksi olduğunda kullanıldığımı hissediyorum.


sapladım bıçağı ve döndürüyorum içimde. bir haftadır evde temizlik namına bir şey yok. kedilerimle bile ilgilenmiyorum. oyun çalışıyorum, beceremiyorum. oturup ağlıyorum. yemek yemiyorum. uyuyamıyorum. uyuduğumda üç dört saat içinde kalkıyorum.

düşünüyorum. hep düşünüyorum.

lütfen aynı özveri benim için de geçerli olsun diyorum, olmuyor.

artık kendimi yaşlı değil de çocuk gibi hissediyorum. sanki şımarık çocuğum. istediğim olmayınca inadına ağlıyor gibiyim.


ve ben hala rüyada gibiyim. uyanamıyorum. bu bir rüya biliyorum. bunlar gerçek değil. hiçbiri yaşanmadı.

hayatımın son 8 senesi hiç yaşanmadı. biliyorum.


hala o bahçenin parmaklıklarından dışarıyı izleyip hayaller kuruyorum.

kırmızı saat çalacak, uyanacağım biliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anlat