9 Haziran 2011 Perşembe

seneler geçmiş

Bizler insanız. İnsanlar değişir. Belki olumlu belki olumsuz... Sonuçta bu kişinin kendini ilgilendirir. Ama yine de ollumsuz değiştiğinde dostlarının kendinden uzaklaşacağını tahmin edemez mi insan? Eder de bunu acaba umursamaz mı her insan?

İnsanlar değişir. Ve her değişene ayak uyduran birileri çıkar. Beklentiler değişir, çevre de değişir. Sonunda hayat değişir. Dostlar birer birer yok olurlar. Bir gün aynaya bakarsın ve güzel olmadığını farkedersin. O zamana kadar sana söylenmiş tüm yalanlar yine dostlarından değil midir? Yoksa arkadaşlık ta güzellik gibi göreceli midir?

hani bir arkadaşın vardır. dostum dediğin. kötü olaylara rağmen sağlam temelleri vardır ilişkinizin. a dediğinde şaşırmaz, b dediğinde ayıplamaz, c dediğinde başka taraflara bakmaz, d dediğinde boş boş yüzüne bakıp durmaz. güvendiğin insandır işte. arkanı dönebilirsin. bıçaklamaz seni.

ama hayat değişiverir. herkesi bir yana savurur. gene bağların kopmaması için uğraşır didinirsin. o da çabalar... çabalar.. ama bir gün o çaba kesiliverir.

sonra seneler geçer. bir yerde rastlarsın ona. zannedersin ki oturup kaldığın yerden devam edebileceksin. o yeniden dinleyecek, ayıplamayacak, şaşırmayacak, sana boş bakmayacak... ve tabi ki o da sana yaşadıklarını ayrıntısıyla anlatacak.

ama verdiğin sıcaklığın karşılığı buz gibi bakışlar olur. samimi görünmeye çalışan içinden de "üfff nerden çıktı" diyen bir insanı maalesef ayırt edebilecek düzeydesindir.

yine a dersin. bu sefer "hııı" der.

falan filan.

insanlar değişiyor -hala.

birilerinin yerine birileri geliyor.

bir liste var içimizde farketmesek de, inkar etsek de... zaman geçtikçe birileri siliniyor, başkaları geliyor. en değer verdiğimiz bir anda listenin diplerine kayıyor. normal bunlar. hepimiz böyleyiz.

ama bana göre bir normal daha var ki, o da; insanların yeri değişse de insanlara olan tutumum değişmiyor.

10 sene evvel canım, kardeşim dediğime hala öyle demek istiyorum. ama olmuyor. çünkü onun değerleri değişmiş. o artık benim içimdeki insan değil!

görünüşü değişmiş, giyimi değişmiş, beyni değişmiş... iyi kötü bir hayat kurmuş kendine ve mutlu da. ve o hayata beni almak zorunda değil ki. iyi de ben de onun hayatına dalmak istemiyorum ki...

değişik bir çifte standart ruh haline sahibim işte. hem hak veriyorum hem de üzülüyorum. seneler hepimizden çok şey götürdü doğru. ama beraber büyüdüğümüz, akraba gibi olduğumuz insanlar büyürken çok şeyi silip atmışlar yahu... çok şeyi!

herkes herkesle kanka olmak zorunda değil elbet.

ama biraz sıcaklık... biraz insaniyet... biraz da ne oldumculuk hissetmeden yaşamak lazım.

araya mesafe girmediği zamanlar da oluyor tabi. deveye dikenin insana sikenin yarandığını her gün başka başka olaylarla görüyorum. ben yumuşak başlıyım. kolay affederim. o yüzden benden istemeye devam ederler. ancak en ufak olayda hır çıkaranın emrine amade olur insanlar. ona "isteğin var mı" derler.

ama ben ilişkilerimde değişmedim henüz. herkes 20 sene evvel neyse, şimdi de öyle benim için. varsın enayi deyin arkamdan, değişmek istemiyorum.

çünkü seneler sonra biri yanımdan ayrıldığında, onun oturup buna benzer satırlar yazmasını istemiyorum. üzülürüm. duygularımı aldırmadım yaşlanırken!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anlat