böyle yanıp sönen ışıklar var tamam mı... herkesin ellinde birer bardak içki. daha tenha ortalık. yine de dj çalıyor işte. ortada iki üç kişi dans ediyor. ben iki kızla masada oturuyorum. az ötemdeki masamda da eski sevgilim var. onu görünce bütün neşem kaçıyor. ama belli etmiyorum falan. ortada başka exlerin olup olmadığına bakıyorum. iyi ki de yok.
ortam tenha olduğu için birbirimizi kabak gibi görüyoruz. bana arkasını dönüyor. ben inadına ona dönük oturuyorum. kimse için rahatımı bozamam.
sonra eski sevgili hayvan gibi acaip hareketler yapmaya başlıyor. kızlar gülüyolar. arka masada iki gencin onun taklidini yapıp pişkin pişkkin sırıttıklarını görüyorum. "iyi ki eski sevgilim, iyi ki şu anki sevgilim değil" değil diyorum içimden.
ex kişisi acaip hareketler yapmaya devam ediyor. zannedersin ki 19 mayıs hareketleri yapıyor. neyse ki birazdan burası dolacak onun önüne dans eden insanlar gelecek ve ben onu görmeyeceğim.
derken tek başına bir o yana bir bu yana giden japon suratlı bir amele kalçamı elliyor. hışımla dönüyorum sağa sola bakıyor. hiç bilerek yapmış gibi değil sanki eli yanlışlılkla değmiş de farkında değil gibi. yemezler. yerimi değiştiriyorum hemen.
eski sevgili kişisi çıkıp gidiyor. sözde görmezlikten geliyor ama gördüğünün farkındayım.
insanlar içtiikçe coşmuş. kapıdaki "damsız girilmez" yazsına rağmen ortada sap gibi kız kesen amele sayısı çok.
derken çalışan bi kız geliyor yanımıza. yanımdaki kıza "yan masadan size içki göndermek istiyorlar kabul ediyor musunuz" diyor. arkadaşım bir hışım "tabi ki hayır" diye cevap veriyor.
konsomatrise benzer bi halimiz de yok. edebimizle masamızda oturuyoruz. ayağa kalkıp dans bile etmiyoruz.
çok takmıyorum kafama. diskoya ilk girenler bizdik. onu bile takmadım bir aptalı mı takacağım.
sahne kısmında dans eden doğum günü çocuğu, az ötede baileys içen ağır abiler. locada oturan particiler. o kadar değişik insanlar var ki. çoğu bir amaca bile hizmet etmiyor benim gibi. vakit dolsun, zaman geçsin, eğlenelim. hayata dair bir amaçları yok. günü kurtarma peşindeler... yalnız olmadığımı anlıyorum onlara bakınca.
param olmadığı için fazla içemiyorum. kafam güzel olmadığı için de dans edemiyorum. arkadaşımı kırmış oluyorum istemeden.
sonra kalkıyoruz. diskonun kapısını açtığımda karşımda exi görüyorum. tekrar içeri girmek üzere. beni görünce bakar gibi yapıp hemen başını çeviriyor. ben de kafamı imalı bi şekilde çevirip yanından geçip gidiyorum.
taksiye biniyoruz ve eve geliyoruz. migrostan eve kadar olan yolu tek başıma yürüyüp olanları düşünüyorum biraz da.
ve diyorum ki;
keşke şimdi yanımda olsa. beraber uyusak eskisi gibi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Anlat