vozzzzzzzzzzzzzz diye bir ses evin içinde.
saat sabahın 10’u. küfrederek gözlerimi açtım ki karşımda kocaman bir arı!
korkmamaya gayret ederek ayağa kalktım. pencere ve kapıyı açtım. elime de bir dergi alıp onun pencereye yaklaşmasını beklemeye başladım. kısa zaman sonra kapının teline yanaşınca direkt kapıyı kapadım, orda kaldı. dergiyi yerine koydum ve yatağıma geri yatıp uykuma dönmek istedim.
gözlerimi kapadım tam sızarken viyakk!
ciyak!
ciyuw!
bildiğin kedi bebek ağlıyor.
alakedi bebeklerini yakın bir yere taşımıştı büyük ihtimalle onlardır yanına gidince susarlar dedim, uyudum.
akşamüstü uyanıp alışverişe gittim. bebekler çığırmaya devam ediyordu. alakedi’yi kucağıma alıp yanlarına götürmek istedim. ağlamaları da beni de sallamadığı gibi “ne çekiştiriyorsun sieee” dedi resmen bana!
bebekler ön evdeydi. (o adamla kavgalıyız. kedilerden nefret eder. geçen sene “kedileriniz bok sıçıyor” diye bağırıyordu. acaba ne sıçmasını bekliyor. ya da kendisi ne sıçıyor ki? para sıçıyor olabilir mi?)
o evin kapısının önünde demirden bir depo var. kediler de onun içinde! elimi sokabilsem tek tek çıkarıcam ama o büyüklükte bir deliği de yok. hani şu pencere güneşlikleri olur ya onun gibi tahta perde gibimsi birşeylerle kaplanmış demirler. bebekler de o tahtanın deliklerden ağızlarını uzatıp çığlık çığlığa ağlayıp annelerini çağırıyorlar. bizimkinin umurunda değil. gezip tozuyor. baktım olacak gibi değil bir komşumuzu çağırdım. kadın ne yaptı etti ön taraftaki mermerleri kaldırıp deponun altını tamamen açtı. bebekler buradan çıkabilirdi. az biraz kuru mama da bırakınca bir süre sonra çıkıp yemeye çalıştılar.
dört adet dünya güzeli. üçü sarı biri tekir. tekir çok bağırıyor. sarıların biri de çok hareketli diğer ikisi sessiz ve korkak.
komşu gittikten sonra onlara süt verdim. içmediler. bağıran sarı ve tekir dibime kadar gelip beni süzmeye, benimle konuşmaya hatta ayakkabımın üstüne oturmaya başlamışlardı bile.
işte bu büyük bir mutluluk.
ancak bebeklerin durumu içler acısı. anneleri bakmıyor, pislik içindeler. arada bağırıyorlar gene. bağıra bağıra ölmelerinden korkuyorum. daha önce hiç annesiz kedi büyütmedim.
aman yaaaaaaaa nasıl bir annesin alakedi sen! en kısa zamanda seni kısırlaştırmayan ne olsun!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Anlat