Bir zavallının ağzından
Bu demir kapıdan kaç defa sıkıntıyla geçtim, kaç kez kış soğuğunda küçük duvara oturup düşündüm, düşündüm, ağladım, ağlayarak telefon görüşmeleri yaptım... Hiç bilmiyorum sayısını. Tek bildiğim şu ki; içimde bir kurt olduğunda, gözlerimi bir noktaya diker düşünürüm. Ağzımı nefes almak için biile açmam. Sımsıkı kapatırım ağzımı. Sorunu kendi içimde çözmeden xuxu getirseniz içmem. Başımda da ufaktan bir ağrı olur. Ve kızarırım.... Pancar gibi domates gibi kızarırım... Ve aynı zamanda üşürüm, donarım.
Ben sorunum olduğunu böyle anlarım. Aslında tepki vermediğim, veremediğim, sikime takmadığımı sandığım olayların beni içten içten çürüttüğünün bu şekilde farkına varırım.
Bu bir savaş mı? Biz taraf mıyız?
Bu kadar şerefsizlik neden?
Entrikalarınızdan anlamıyorum ben. Direkt konuşuyorum. Herkesi düşünüyorum konuşurken. Sadece konuştuğum şahsı değil. Zannettiğiniz kadar bencil olmadığım gibi geri zekalı da değilim. Sadece siz bunun farkında değilsiniz.
İnsanlar beni çoğunlukla sever. Ama bu bana yetmez. İsterim ki insanlar yanımdakileri de sevsin. Biz büyük bir aile olalım. Çabalarım, didinirim, üzülürüm bu uğurda ben. Ve hep emeklerim boşa çıkar. Hep tüketirsiniz gözümdeki değerinizi.
Bir söz vermiştim kendime. Biriktirecektim. Dayanacaktım. Ne pahasına olursa olsun bu öfkeyi o gün gelene dek saklayacaktım içimde. Ta ki o gün değil ama doğru günün geldiğini görene dek... Patladım. Ama dışa değil, içe patladım. Acaba mı diye düşünüp yok canım diye zihnimin gerisine attığım konuları sıkıp patlattım, içime aktı. Canım yandı. Çook canım yandı...
Ama şu an nerede durduğumu biliyorum
Yine aldatıldım, yine kandırıldım, yine kullanıldım.
Bu bir savaştı sizin gözünüzde. Ve farkediyordum ki durumu 1-1 yapıvermiştim büyük bir zevkle. Şimdi savaş bitti mi yani? Hani kazanan nerde?
Vücudumun çürüdüğünü hissediyorum bazen. Tamam yarım adam oldığumdan bazı şeyleri yaşayamadım doğru. Ama biliyorum ki insanlık için mutluluk için yapılması gerekenin en iyisini yaptığıma inanıyorum. Peki sonuç? Teşekkür mü ettiler ne oldu yani? Gene kötü ben oldum.
Uyku beni kendine çekiyor. Ciğerim meğerse beş para etmezmiş. Hele elimde olan tek şey... Bırak beşi bir para etmez. Yazık bana. Ölüm uykusuna yatmak istiyorum. Uyumak ve bir daha uyanmamak... Geleceğimi çöpe attım. Biraz inançsız olsam şu an aranızda değildim. Çoktan mezarımın başında sahte gözyaşları döküyordunuz.
Ama iki gün sonrayı da görebiliyorum artık. İşi düşer birilerinin yine. Çıkar gelir gönlümü almaya çalışırlar. Amacına ulaştığında, o arkasından kaltak dediği insandan korkup benimle iki kelime etmeye çekinenler işi düşünce yine dolanır arkamda. Bu onlara yaptığım son iyilik. Gerisi sadece beni ilgilendirir.
Kimsenin kara kaşı kara gözü için yapmadım ben o kadar iyiliği. Kafalarına da kakacak değilim. Ama ben karşılık istemedim ki... Sadece insanlık istedim. İnsanca davranışlar...
Ben sizin için 3000 metreden aşağı bile atlardım. Korkmayın benden bu kadar. Tehlikeli değilim.
Sanırım yoruldum. Artık mola verme vakti.
Sevinmeyin kaçmıyorum sizden. Burdayım. Ensenizde.
Gol attığını zanneden embesillere inat ;)
9111
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Anlat