24 Şubat 2014 Pazartesi

boncuk

garip garip rüyalar. bu evde ilk defa uyuyorum. denizli'de bir arkadaşın evinde kalıyorum. rüyamda lanetli bir binayı görüyorum. o gelmiş bu gitmiş, ex kanka, hademe, hademenin ailesi. saçma sapan insanlar. noluyor. neresi burası biz ne yapmaya çalışıyoruz amacımız nedir?
kendimi şartladım evime dönüp adam akıllı tatil yapacağım. ama o da ne... benim cidden de o binanın olduğu yere gitmem lazım. biliyorum. boncuk beni çağırıyor. gelme lüksüm varken neden gitmediğimi sorguluyor.

 bu sefer yeşil ayakkabı vardı. ağaç dururken güneşin battığının farkına vardı. mezarın yerini bulamadı. şaşırdı. burası neresi, ben kimim? bana niyet kime kismet?
ayakkabı topuklu, mevsimler değişiyor, gece üstüne çökerken ağaç otobüsün içindeki kızı görüyor. o da görüyor mu?
"bak teyze, burası benim kaldığım vakıf" 9 yılın geçtiğinin farkında mısın denizli'den gelirken?
ve kötekli'nin sadece bu alanı anlam kazanmışken...
ve yine ben, tarla, denizli yolu, yeşil terlikler, boncuk...
ve yine ben, denizli ne alakaysa diye düşünmedim bile. denizli, yeşil ayakkabılar.
değiştim ben. ben kimim ben...

tanımam etmem 3 sene önceki kendimi. o kadar çok insan girip çıktı ki hayatıma 3 yılda. şimdi sıfırlamış gibiyim her şeyi. bir ara hepsini tanıdım, sonra gerçek anlamda tanıdım. şimdi hiçbirini tanımıyorum. düşüyorlar patır patır.
ben ne yaptım ki boncuk? bana her şeyini borçlu olanlara bir bak hele... nerdeyiz şimdi nerde..

bir fal bakmıştı biri zamanında. hayatındaki bazı kilometre taşlarını çıkartacaksın demişti. doğru demiş. ben 27 yaşımda hayatımın büyük bir bölümünü söküp atıyorum şimdi. teker teker. hepsini kazıyorum yaşamımdan. iyi şeyleri hatırlayıp gülümsüyorum. kötülükler ağır basıyor... daha da kinle kazıyorum.
ve arkadaşı için beni satan bazı ibneler vardı, şimdi arkadaşı mutlu o mutsuz. ne güzel. ömür boyu mutsuz olması dileği ile....
içim acıdı sökerken kazırken. ne güzel günlermiş. çocukluktan bugünlere. 
içim sızladı. 
bi süre kimse bilmesin. ama her şeyi kazıdım ben. hepsini söküp attım. daha yalnızım artık. sadece çamelide değil. artık hep yalnızım. her yerde yalnızım. kimsem yok. kimsem kalmadı.

ben ne zaman o yüzüğü taktım ve çevremdekilerin gerçek yüzünü gördüm, o zaman büyüdüm. ve boncuk o zaman mutlu oldu. 
yüzüğü takan siktirip gitti, şimdi elimde ne kaldı?
hiç

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anlat