2 Haziran 2013 Pazar

kezzap

ellerim titredi. kaskatı kesildim. bu bir rüya olmalı. ellerimin arasında yüzün olduğuna inanamıyorum. yıllardan sonra bana gülerek bakıyor olman ne kadar ilginç. ve bana döndüğünü söyleyip beni teselli etmen. ağlıyorum. yanaklarımda gözyaşlarımı hissediyorum. öpebiliyorum seni eskisi gibi. sarıldığımda zaten burdasın. yanımdasın. artık geçti. artık bitti...
 sonra çaldı saat ve sabahın 8inde arzu'yu datça'ya yolcu ettim. kimseye anlatamazdım bu rüyayı. zira rüyalarımda bile ben senin arkandan koşuyor seninle konuşabilmek için mekandan mekana geçiyordum. uçuyordum. o ataköy'e benzer yerde yukarı doğru tırmanıp topkapı göktürk otobüsünün geçtiği yerlere benzeyen manzaraları izliyordum. dahası masmavi bir deniz. sanki balıkaşıran burası ya da palamutbükü'ne tepeden bakıyorum. 
ellerim titriyor nerede olduğunu hayali bir dedektörle ararken. hani sapana benzeyen bir tahtayla define arayıp titrediğinde altın bulacağına inanan insanlar vardır ya o hesap. umut ediyorum sadece sana benzeyen insanları görmemeyi. artık arkadan seni tanımamayı. her isim benzerliği her yeşil gözde seni yanımda benden sıkılmışlara anlatmamayı...
çünkü bırakmıştım şiir yazmayı da 32 yaşımı beklemeyi de. şu an bile senden başka bir şey istemiyorum öyle dur sadece yanımda. hayallerinden yoruldum. benimle konuşan ağladığımda teselli eden hayalinden yoruldum gitsin artık.
ayrılırken söylediğin tek bir söz içime batmıştı "ben seni sevmeye devam edeceğim" neden ya neden? ilk günkü gibi kahrolabiliyorum. sen buna bile inanmadın oysa ki.
korkuyorum içimdeki şeytanlardan, belki de içimin ta kendisinden. hiçbirşey içimden gelmiyor sen nasıl bir varlıksın! başka bir şey düşünemiyorum artık. benliğime, içime işlerken hiç mi bu hale geleceğimi düşünmedin? 
çöküyorum. yavaş yavaş sonra birden. artık uyanmak istemiyorum. artık yaşamak istemiyorum. artık hiçbirşey istemiyorum ve her şeyin ağır gelmesinden bıktım.
kimseye yararım kalmadı en başta kendime. ölmeme gerek yok içim çoktan çürüdü. yaşayan ölüyüm ben. artık ben ben değilim. yanlışım çaresizim. yaralarımı kapattın, kezzapla! 
acı ilk günkü gibi, korku yeniden başladı. korku başlar ve ben bu sefer bileklerimi keserim. sen ne dersin? zümrüt intihar edip beni herkese rezil etti. sen bir gün eşim deyip ikinci gün terkettiğin zaman rezil olmuyorsun demek? ah keşke o gece ölebilseydim.

ölebilseydim sevgili, seni daha fazla rezil etmemiş olurdum. sen bunların vebali ile yaşamazken ve beni ne hale koyduğunu düşünmezken, kendini başka insanların kucağına atıp mutluluk oyunları oynarken en azından öbür tarafta olurdum yavrucum.
bazen alıyorum hala bıçak elime. dikine kesebilsem diyorum. ama kan tutar beni be sevgili. yapamam ben. senin için ölmeyi göze alırım ama bunu nasıl yaparım? 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anlat