24 Ocak 2013 Perşembe

anlatabilmem için 34 yaşında mı olmam gerek?

Bildiğin kitap yazdım. Bunu yazdığım adama acırım da yine de sormam lazım tabi, anlaman için 32 yaşında mi olman gerek? 
Hani diyorum bir arkana baksan da artık gerçeği görsen. Şahsen gerçek diye inanmaya çalıştığım şeyi gün geçtikçe yalanlaştırmana kahroluyorum. Tek bir söz vardı tutulması gereken. Sen bilirsin deyip atamayacağım bir olgu. O benim hayatım. Kaybetme korkum, sınırsız sevgim ve sonsuz güvenim. 
Ayağa kalkarken kendimi yere çalmış gibiyim. Hangisi benim bilmiyorum. Sanırım ikisi de ben değilim. Beynimde küçük bir kız vardı. 18 yaşında. O giderken kızı da alıp götürdü. Geride sürekli kokladığım iki üç eşya kaldı. Kim geri verebilir o zaman bana mutluluğu? O çocuk beynimde yarı ölü iken onu dirilten yine o değil miydi? Peki neden şimdi nefretle anmam gerekiyor onu? O benden nefret ediyor diye mi? 
"o mükemmel bir insandı" diyorum soranlara. Iyi ki vardı ve iyi ki girdi hayatıma. Yaşama sevincimi götürdü beni kendinden etti ancak çok şey öğretti giderken. En yakınına dahi güvenmemen gerektiğini öğretti. Inandığım doğruları onun için değiştirmişken sudan çıkmış balıktan beter duruma düşmek çok ağır bir ders oldu. 
ben ki evlilik karşıtı bir insan, seneler sonra biriyle hayatımı birleştirmeyi düşündüm. Yanlıştı. Güçsüzlüktü bu. Birlikte yaşıyoruz herşeyi birlikte yapıyoruz zaten evli gibiyiz. Daha fazlasını düşünmenin anlamı ne? Neden gaza gelip boş hayallere kapildim ki? 
o mükemmel bir insandı. Kimseye kotulemem onu. Kötüleyeni de affetmem. Nefret de etse benden haksız yere, ben ondan nefret edemem. Lanetli Bir hafta hariç hayatımın en güzel günlerini ona borçluyum. 
hala çok seviyorum hala resimlerinin karşısında saatlerce oturuyorum hala yanımda zannedip konuşuyorum. Ancak önce kendimle barışmam lazım ki ilerde onu da affedebileyim. 
Kim ne konuşuyor hakkımda bilemem. Artık duymak da istemiyorum. Cesareti olmayan korkak insanlara harcayacak vaktim yok. Ancak şu alkol koması mevzusu giderek çirkin bir hal almaya başladı. 
Sevdim, terk edildim, çok içtim, yarı kasıtlı yarı kasıtsiz kendime zarar verdim, hastanelik oldum, ortalığı birbirine kattım. Özet bu. 
bir daha olsa gene yaparım. 
Zerre kadar pişmanlığım yok. 
Ben duygularımı çok derin yaşarım. Bir insanı seviyorsam hayatımı ortaya koyarım. Doğru ya da yanlış bunun değerlendirmesini yapmak size düşmez. 
ayrıca ben yılmaz aral'in kızıyim. Bizde alkol bağımlılığı genetiktir. 4 yaşımdan beri içerim. Kimseye de sormam. 
Onu bu kadar çok sevmem nerenize battı bir türlü anlayamadım. Hala seviyorum. Korkmaya devam edin. 
Şimdi siktirip gidin siz... Ne diyorduk? Hah. O mükemmel bir insandı. 
onun gibisini bulamam. 
dersimi de aldım. 
henüz 32 değilim. 6 yıl sonra belki de herşey çok daha net görünecek gözüme. Ve şimdi 7 yıl önceki büyük sevdam ne kadar aptalca geliyorsa o zaman da bu günlerde yaşadıklarımı düşünüp gülecegım. 
Ama aptallığıma değil. 
Caresizligime. 
Elimden birşey gelmemesine ve haksız yere cektiklerime. 
Şimdi ıstanbul'un iki yakası gibiyiz seninle. Sözde iki köprü. Biri tiyatro diğeri yazılamayacak kadar özel. Dolambaçlı yoldan bir kavuşma umudu. Tek taraflı tabi. Acaba rusya üzerinden gelebilir miyim sana? Ya da denize kendimi atsam? Tüm gücümle yüzmeye çalışsam ulaşabilir miyim aklına? 
meğer beni tanımamış. 
meğer bir başkası sanmış beni. Belki de... Neyse. 
Benim 32 yaşına girmem biraz sancılı olacak gibi. Zira 2 aydır hiçbirşeyi çözemiyorum. Parmağımda bir yüzük var boynumda bir kolye. Kolyede iki numaralı dileğim yazılı. Tuba dışında kimse bilmiyor. 
Tek kelime... Beş harf.... 
Ben en iyisi sana gelmek için bir vapura bineyim. Deniz havası yüzüme vursun. Kendi içimde yaptığım yolculuğun izlerini gör ilk defa geriye baktığında. Daha güzel açıklamak isterdim ama şimdilik bunun için kucuksun. Küçüğüm. Kucuguz... 
Ilk defa geri baktığında benden arta kalanı görmeni istemiyorum. Sana rağmen ayakta kalanı görmelisin. 
Haklısın. 
Anlaman için 32 yaşında olmanı beklemeden önce, anlatabilmem için 34 olmam gerekiyor. 
sen ne olursa olsun benim gözümde hala mükemmelsin. 
seni çok seviyorum. Bu da hala... 
Ama... 
Aciz bir kaçış olacak ama, hiç arkana bakmayacagini biliyor gibiyim. 
Vapurdan indiğimde boynumdaki dileği okuyan sen olsan? 
tek bir muradım vardi. 
Onu da sadece sen biliyorsun... 
Sadece zaman....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anlat