19 Mayıs 2012 Cumartesi

x

her şeyi kendi başına yapmayı öğrenmiş birini tanıyorum. tökezleyen düşen ağzını burnunu kanatan, kalkıp yarasını sarıp devam etmek isteyen. insanları konuşmaya layık bulmayan.

ve bir gün "ölmek istemiyorum" dedi yaşamadığını bilmeden.

kalkanı çizmek kendi etrafına, o alanın dışına çıkmamak, çıkmak istememek. gerilmek. sıkıldığın günleri özlemek.

"sıradan basit bir günün uğruna, hiç dua etmemiş hiç yalvarmamıştım"

sonra yine aynı cümleler aynı safsatalar. bir adım öteye gidemiyoruz. ne cahiliz ne vasıfsız. korkunun ecele faydası yok derken bile korkuyoruz. illa ki bir tecrübe var her olayda ama biz hala daha "başıma daha kötü ne gelebilir ki" diye düşünüyoruz.

dün yine bilindik bir şanssızlık konuşması. cevabım hemen önümde. tekerlekli sandalye!

hepimizi allah korusun diyorum tüm kalbimle.

her gittiği okulda zekasıyla üst sıralarda olmaya alışkın birini tanıyorum. bambaşka bir okula gönderdiler bir gün. 30 kişilik sınıfta ortalarda seyrettiğini birinci olamayacağını gördüğünde yaşadığı hayal kırıklığı önceleri bana komik gelmişti. insanın kendisiyle barışık olabilmesine dair bir konuşma yapmıştım. oysa bu bir alışkanlık meselesi. uyum bile değil.

ve silkinip atarken dalga geçtiğim şeylerin bir pire edasıyla sırtıma zıplayıvermesi de bunu anlamıyor olmamdan kaynaklanıyor.

eller cepte fırtınaya karşı yürünüyor. dik bir duruş, yukarda bir kafa, ukalaca bir sırıtış, hafif bir gerginlik hissi, ve özgüveni tavan yapmış biri olmak, özgüveni tavan yapmış biri gibi davranmak.

misal 4 kilo verdirir bu reçete adama.

sabahın köründe kalk

güzel bi kahvaltı

belki çamaşır

üstüne duş

kocayı bekle, koca gelir, seni görür, diğer işe gider.

otur internet karşısında

digimon izle, git sıç

akşam yemeği uydur

meyve suyu iç

herifi bekle

çanta topla

adamda kalmaya git

fısıltıyla birşeyler anlatmaya çalış. çoğu zaman anlamayacağını bilsen de çabala. erkek işte.

götünü devir uyu

iki çocuk resmi al, yanyana koy. photoshop ile ne yapılabilir düşün.

ve sonraa kendine dair herşeyi unut

çocukların ölse de, saçma bir olaydan mahkemelik olsan da unut. kocan hastanelik olsa da unut, herşeyi unut.

çünkü kimse yok. sadece sen varsın. tek başına göğüslemek zorundasın.

bak ne güzel ayakta kaldın!

şimdi kendine çelme tak!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anlat