18 Ağustos 2011 Perşembe

birisine

sordun, anlattım.

bilmiyordun, öğrettim.

belki benim gibi birini daha önce hiç görmedin. inanırım.

ama sen de inan ki ben senin gibilerini çok gördüm.

tanımıyordun sevgilini, tanıttım. belki de daha mutlu ve daha özgür bir kadınlığı savunduğumdan. ama daha da önemlisi aile içerisinden birilerinin tanıdığı olduğundan. yoksa bana ne.

kaydırak'ı hiç uyarasım olmadı mesela. çünkü etme bulma dünyasını o da tatmalıydı, tattı. kafasında bazı şeyleri çözümledi. geç anladı. onu kaybetti. bana ne ki?

sen de umurumda değilsin. senin kadın olman umurumda sadece.

göğüsleyebilirim sandım seneler önce bu abartılmış yükleri. zira benim zora düştüğümde koşacak ona buna aba altından sopa göstermeye çalışacak dostlarım hiç olmadı. o yüzden o bana kelek attığında da kimsem yoktu, şu beni aldattığında da.

neyse bu yazı saçmasapan bi yerlere gidiyor. o nedenle kesiyorum. yalnız şunu unutma. sen gelirken biz dönüyorduk.

bir gün kafanı yıldızlara kaldırıp bana teşekkür edeceksin.

sevdiğim yalnızca tek bir adam var. o da sevgilin değil. kim olduğunu artık herkes biliyor sanırım.

büyü de gel kuzum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anlat