rüzgara karşı yürüdü (çöl, bozkır, sokaklar, bedeniyle vardı)
bir de zamanın sonsuzluğu...
durdu zaman zaman, geri dönmedi.
(boşver, gel vazgeç sözleri oyun sözcükleriydi ürkek çocuğun. bilirdi...)
"uğursuzluk" dedi yaşanmayan aşklar için.
(hep bir göz ışığıydı. boynunda taşıyıp da kimsenin görmediği ya da göremediği...)
yeryüzündeydi. (mavi, onu örten ve alan)
"oldu"
yapmadan önce
"zarar vermedi"
çığlık attı
hiç utanmadı sesinden
sessizliği bir başka değilse o an,
ya da tanımı o yerin,
istemedi
keyifliydi
(kaç çocuk yüzünü gördü?)
ölüm kendinin olunca ölümdü
ama
ölmedi...
(seneler önce yaşar kurt'un bir kaset kapağından yırtılmış bu yazı benim için çoook değerli olan emel kelebek tarafından.
şimdi nerededir, ne yapıyordur bilmiyorum ama ben onu çok özledim.
dün gece bana yazdığı mektupları buldum 10 sene öncesinden. nelere üzülür nelere sevinirmişiz çocukmuşuz dedim. güldüm, ağladım.. tütsü kokan mektupları tek tek parçalayıp çöpe attım.
artık hiçbirşeyin değeri yok çünkü.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Anlat