astral olayını biraz abarttım galiba. normalde benim rüyalarımda herkes herkesle konuşur ne bileyim herkes birbirini görür falan... bu defa hayaletten bozma bir saçmalıktım sanki...
bir kurul toplanmış. bizden bayağı uzakta. sanki anfi tiyatronun sahnesindeler biz de taa en tepedeyiz. biz dediğim bir kaç öğrenci. üstümüzde yine lise formalarımız. ancak öğrencilerin kim olduğunu bilmiyorum. okula yeni gelmiş gibiyim. hah işte o kurul bir jüri gibi. ve en sağdaki üye aynı o'na benziyor! yanındaki kadın önlerindeki ilkokul forması giymiş öğrencinin gazına gelip "ecem bize gereken ratingi sağlar" diyor... bas bas bağırıyorum:
"lan en sağdaki jüri üyesi! benden iyisini mi bulacaksın ben ne reklamı ne ratingi?"
bizimki gülüyor, yanındaki kadına bir şeyler söylüyor. en soldaki kadın bana doğru seslenip "tamam 44. sıradasın" diyor. (43 de olabilir emin değilim) anlayamıyorum. ne sırası diye sormaya hazırlanırken "ömür çocuklar şarkı yarışması" diyor kahkahalarla gülmeye başlıyorum. öyle ya ben kim şarkı söylemek kim :)
sonra okula dönüyoruz. ben tanımadığım insanlarla dolu bir sınıftayım. derste de mümine sarol var :S hatırlayanlar bilir onu. ancak o kadını tamamen unutmuşken bu kadar net şekilde rüyamda görebilmem çok çok ilginç... neyse kadın bişeyler anlatıyor. sanki ders hiç bitmeyecek gibi.. çok sıkılıyorum. kimseyi tanımadığım için konuşmuyorum da... şu zil çalsa da kurtulsam diyorum içimden. sıkıntım gittikçe artıyor. sınıfın kapısında cam var. tıpkı iibf günlerinde yaptığımız gibi biri camın arkasında parmaklarının ucuna dikilip içeri bakıyor. o işte... gülümsüyor. sadece alnını ve gözlerini görüyorum ama gülümsediğini anlayabiliyorum...
derken zil çalıyor. sınıfa serenay sarıkaya giriyor :S güzellik yarışmasında 1. olmuş. bütün sınıf hep bir ağızdan "serenay, serenay" diye bağırıyoruz. bayağı mutlu oluyor. ukala falan değil. sonra gitme vakti geliyor artık...
sınıftan çıkıp koridora yürüyorum. sanki lisede öğretmenler odasından çıkmış gibiyim. güzergah o şekilde yani... derken karşıdan özen temel geliyor. kısa süreli bir muhabbetimiz oluyor kendisiyle. ancak söyledklerimin çok azını duyuyor. yürümeye devam ediyorum. nedense üst kata çıkmayı seçiyorum çünkü kapı üst kattaymış. yürürken erdal ilhan'a rastlıyorum. ona da selam veriyorum ama o geçip gidiyor yanımdan.
"oh ne ala yaaa hocalara bak beni unutmuşlar" deyip gerçekten sinirleniyorum.
yürümeye devam ederken ilerde neşet dalbaş ve mustafa demirezen'i görüyorum. mustafa hoca'ya sesleniyorum gözden kayboluyor. neşet hoca'nın yanında birkaç öğrenci var. ilerden laf atıyorum hiç tepki vermiyor. yanındakilerle konuşmaya devam ediyor, şaşırıyorum... sanki hiç kimse beni görmüyor, duymuyor...
sırtımda ağır bir sırt çantası var. içi ağzına kadar kitap dolu belki de... merdivenlerden iniyorum. kimse benimle konuşmuyor. kimse beni görmüyor galiba diye düşünüyorum.
derken uyanıyorum.
anlam veremedim bu garip rüyaya. sanırım astral seyahat olayını biraz abarttım artık kimse görmüyor beni. eskiden ne kadar mutlu ederdi beni bu tür ziyaretler. bu seferkinden sadece korktum. neden görmediler beni? yoksa bu bir mesaj mı? artık iiçinde bulunduğum hayata öyle bir daldım ki çıkamıyorum gibisinden... o hayata öyle bir dalıp kendimi unuttum ki artık bırak geçmişi, hayallerimdeki insanlar bile beni tanımıyor. çok hatalı davrandım.. çok. bunu nasıl eski hale getirebilirim bilmiyorum. çünkü kendimi unuttum, zamanı unuttum.
ya da çok daha başka anlamları var. en başta O'nun bu rüyanın içinde olması saçmalığı benim hayatımı ne kadar bok ettiğimin bir göstergesi. boşa koşturduğumun ifadesi de şarkı yarışmasıyla kandırılmam.
zannediyorum ki böyle gitmeye devam ederse kendi hayatımda da bir hayalet olarak yaşamaya devam edeceğim. bunu istemiyorum.
astral seyahat olayında ciddi misin? ben çok mrklıyım bu konuya :)
YanıtlaSilmarlaaaaa daha yeni okuyorum yorumunu kusura bakma:))
YanıtlaSiltam olarak emin değilim bedenimden çıkabildiğime. ancak gördüklerim, duyduklarım çok gerçekçi oluyor. aylar geçse de hatırlıyorum detayları.
yalnız yorumumu gördüğün güne çok şaşırmış bulunuyorum şuan :) çünkü bugün çok garip şeyler oldu rüyamda yani rüya içinde rüya gibiydi yani rüyamda bunu görüyodum sanki ruhum bedenimden çıkıyodu fakat yatağım boştu of çok korktum çok garipti sonra uyandım kalbim fena çarpıyodu bunu düşünerekte uyumamıştım oysaki.
YanıtlaSilhmm... gerçek bir astral deneyimi uyku ile uyanıklık arasında gerçekleşirmiş. en azından alimler böyle söylüyor:) gördüğün rüya bir başlangıç olabilir. bütün iş konsantrasyonda.
YanıtlaSilmisal ben bu "ziyaret" diye tabir ettiğim şeyleri genellikle çok moralim bozuk olduğunda herşey yıkıldığında falan yaşarım. bir nevi hayatta kalmaya teşvik açısından allah tarafından gösterildiğini düşünüyorum hatta.
haklısın aslında çünkü yatağımı boş görünce öldüğümü sandım ve çok çok acaip korktum ne biliyim garipti:)
YanıtlaSilsakın ha. korktuğunda ölebilirsin. ruh ile bedeni bağlayan bir bağ var. korktuğunda hissettiğin yoğun sıkışma duygusu o bağı koparabilir. sonuçta hiçkimse tam olarak ruh bedenden çıktığında ne olduğunu bilmiyor. ben hiç astral seyahatini anlatan biriyle karşılaşmadım şimdiye kadar. yani bu ölüm olayı sıkışma olayı da palavra olabilir.
YanıtlaSil