Dışardaki her hareketin kesik kesik algılanması... Hareketler ve olaylar kesiliyor zamanla. Parçalanıyor ve unutuluyor. Dün gece nerede olduğuma dair tek hatırladığım kolumdaki küçük damga. "aitlik damgası" Hak iddia edebilmek için bizim de izin verdiğimiz damga. Aslında hayatta hep bu damgalarla yaşamıyor muyuz? İşaretler kendi anlamını yitiriyor oysa... Damgalanıyoruz. Hatırlatmak için, hatırlamak için. Zamana küçük izler bırakıyoruz. "ben" gidiyor... O yine geliyor. Yine yazıyorum. O benden daha hızlı anlıyor. Sen, siz ve dışardakilerse zaten parçalanıyorar. Durdum; "ben" geri geldi. Yarın neler yapacağımı düşünüyorum. Gitmek istiyorum...
Sonra birkaç kişi gitmek istedi de gitmesine izin verilmedi diye düşünüyorum. Bir başkasının hayatını yaşıyor gibiyiz. Ben ve o bir başkasının hayatını yaşamak istemiyoruz aslında.
Bu dayatma! Normale dön! Normal benim anladığım mı bilmiyorum! Deniz yarılıyor. Bu yarılmak değil aslında kusmak. Dünü unuttum... Dünü unuttum... Dünü unuttum...
Hadi sen de unut şimdi!
Unut.
e.k
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Anlat