6 Şubat 2011 Pazar

şaka gibi bir 2011 ve 25 olmanın dayanılmaz iğrençliği

Dün gibi 2010'a girişimiz. Uydu'nun evinde pasta keserken benim ayağa kalkmam:

"Geçen seneye dair umutlarım vardı. 2009 hepsini götürdü. Her sene bir önceki seneyi arıyorum, bir önceki senenin ne kadar güzel olduğunu düşünüyorum. Dilerim 2011'e girerken de 2010'a dair güzel anılarımın çok dışında bir hayat sürüp umutlarımı ona bağlamam..." deyivermem.

2009'a minirock'ta aklımızdaki soru işaretleriyle giriş yapıvermemiz. Odanın içinde ben bir tayyareyim diye uçuşan sinem, masanın altında trip atan ebru, bizi korkuyla izleyen toprak ali...

2008'e yine Uydu ile dışarda yemek yiyip eve gelip iskambil oynayarak, yalnızlığımızı paylaşmamız, yeni yıla tvdeki müslüm gürses şarkılarının gözyaşları ile girmemiz.

2007'ye evde annemle girip sonra Barış'ın yanına gittiğimde olanlar.. ertesi gün onun duvardan aşağı uçuşu...

2006'ya alkol komasında girmem...

Daha fazla geri gitmek istemiyorum.

2010'a kafamı vurarak girmiştim. Ciddiyim. Tam heyoo yeni yıl derken ben küüttt diye arkamdaki duvara geçirmiştim kafamı. Ne gülmüştük. Bütün sene kafamı vurdum ama ben... 2010 korkunç bir seneydi. Ölen evladım bir yana gerçek yüzünü gördüğüm arkadaşlarım, öğürünç apartın o siktirboktan odasında yaşadıklarım... bilal denilen aşağılık adam... marmaris areena faciası, akyaka cumburlop olayı...kpss... sonra eve dönüşüm... sonra o... sonra şu.. yılın bitmesine az kala arif'in olaylı gidişi... ve en son günlerdeki bombok bir olay daha..

Bu yıl sevdiğim bir arkadaşımın evindeydim. Ben bu sene yeni yıla telefonla konuşarak girdim. Bütün sene telefonla mı konuşacağım? Çağrı merkezinde falan çalışmaya başlıyorum galiba :)

2011'e elimi keserek girdim... bütün sene sağ elimdeki o sızı ile mi yaşayacağım?

Yanlış bir hayatta yaşıyorum. Bunun farkına vardığımda hayatım da düzelecek mi? Peki bunun sorumlusu ne? sorumlusu kim? Bütün bu yaşananlar neden yaşandı? Hiçbirimiz kötü insanlar sayılmayız. Hatta ben fazlasıyla enayi iyiliğine bile sahibim. Neden peki?

İtelemek gibi bir sorunum var benim. Herkesi itelerim. "Onu yapsana bunu etsene. Bak böyle yaparsan böyle olur hadi canım. Ama bak yarım kalmış hadi git bi zahmet yap da gel."

Ne yapayım fesat olamıyorum. İçim rahat etmiyor. Dayanamıyorum. Değişemem, iyiyim, üzgünüm.

2011'in öncelikle iteleme duygumu almasını diliyorum bu yüzden..

Sonra sağlık diliyorum, özellikle de annem için.

İş istemiyorum. Para istiyorum. Senelerce iş diledik hani nerde? Para istiyorum ben. Bok gibi para...

Evlilikte falan gözüm yok onu isteyenler alabilir. Çocuk zaten bol miktarda var bende.

Kilo vermek istiyorum. Kilo verip, saçımı sarıya boyatıp Lady Macbeth'i oynamak istiyorum!

Sahneyi özledim ben. Çok özledim. Ben ona gidiyorum ama o da bana gelsin istiyorum.

Artık kimse ölmesin istiyorum.

Dost görünümlü yılanlar hayatımdan defolup gitsin istiyorum.

İki gecedir rüyamda gördüğüm konuşan köpek kimi temsil ediyorsa ortaya çıksın ve bir an önce o da hayatımdan defolup gitsin istiyorum.

Hasta olmak istemiyorum. Hastalıklarım geçsin istiyorum. Hastaneye yatmaya bile razıyım.

Kararlarımın arkasında durmak istiyorum. Bırak ufak esintileri, kasırga bile beni sallamasın istiyorum.

Değişmeyecek olanı değiştirmeye çalışmama huyumu da geri kazanmak istiyorum. Son günlerde belki kayalar yerinden oynar umuduyla o kadar saçma salak işler yaptım ki...

Ayakta durmak istiyorum.

25 yaşıma gelmeme rağmen yaşadıklarımdan ders almayıp birilerinin arkasında sürünmek istemiyorum!

Belki de en önemlisi;

2012'ye girerken bütün bu yazdıklarımı okuyup, biraz daha geriye gitmenin acısını yaşamak istemiyorum!

lütfen ama ya!

Son olarak yılbaşına girişimin bir üçüncü maddesi daha var. Bütün yılım öyle geçsin istemiyorum. Artık ben de istemiyorum.

Zümrüt sen adamı kanser edersin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anlat