Bazen gereğinden fazla saygılı olduğumu düşünürüm. Terbiyesiz insanlara terbiye vermeye kalkmam, kimseyle kolay kolay kavga etmem, hiç bir kusurbazın seviyesine inmem, inemem. Böyleyim ne yapayım. Ama bazen insanın sabrı da taşıyor her ne kadar kimseyle uğraşmak istemese de.
Çok ithamla karşılaştım bugüne kadar. Hakkımda ruh hastasından tutun da eşcinsele kadar bir türlü şey söylendi. Ha söylenenlerin bazıları doğruydu ama yalan olanlar da çoğunluktaydı. Bunları da kafama çok fazla taktığım söylenemez.
Şimdiki yeni ismim "salak" olmuş. Neden mi? Bazı insanlar benim şu gereğinden fazla sahip olduğum saygı duygusundan istifade etmeye çalışıyor da ondan. Kalkıp "sensin salak lan mal" diye bir çıkış yapmayacağımı biliyorlar ve bütün küstahlıkları zaten bu yüzden. Ne diyeyim çatla kardeşim seninle kavga etmeyeceğim:)
Salakmışım, aptalmışım, paranoyakmışım, insanlar bana her türlü kötülüğü yaparmış ama bir (altını çize çize) BİR HALT edemezmişim, gerçekleri göremiyormuşum. Muşum da muşum işte.
Acaba bu gerçekler nasıl görünüyor? Ömrümü erkeklere adayıp bütün günümü onlarla sürterek geçirseydim, bu lafları diyenlere değer vermeseydim, yedi sekiz tane elimin altında tuttuğum erkek olsaydı belki kıymete binebilirdim:) Ya da çevremdeki erkekleri güldürme gibi bir yükümlülük hissedip "salak" salak espriler yapsaydım, önüme gelen erkeğe "bak bugün bizim evde kavga oldu" deseydim ve bu şekilde ilgi çekmeye çalışsaydım, erkeklerle kanka olduğumu iddia edip arkalarından gitseydim... Güzel olurdu da bana gereksiz ithamlarda bulunanlar kulum kölem olurdu öyle değil mi? :))
Bazen tekrar dönüp kendime bakıyorum acaba bende bir sorun mu var diye. Ama maalesef bende değil sorun. Dengesiz ilişkileri savunamadığım için sorunlu olamam değil mi?
Her ilişkinin bir dengesi olmalı bana göre. Öyle kuzum koyunum malağım ineğim dedirtmem ben erkek arkadaşlarıma mesela. Musa bana aşkım canım bebeğim demez çünkü biz arkadaşız kardeşiz. Biz öncelikle birbirimizin özel hayatına saygı gösteririz. Misal Arif benim tek bir resmimi facebook profiline koyup altına "bebeğim senden sonra ben o şapkayı takamıyorum kuzum benimmm" diye bir yorum yapmaz. Dahası tek bir resmimi de koymaz neden koysun? Biz arkadaşız, kardeşiz! Erkek-kız arkadaşlığı saygı çerçevesinde yaşanır. Bazı sınırlar vardır ve Musa, Arif gibi dostlarla o sınır aşılmaz!!! Ha sizin köyde aşılıyorsa o zaman hayatına devam edebilirsin.
diyorum ya dostlarla sınır aşılmaz. Sınırın aşıldığı insanlar dost değildir. Orada başka bir nane vardır. Ve ben bu nanenin kokusunu ta 1000 kilometre öteden alıyorum diye "paranoyak" olamam değil mi? herkesi kendiniz kadar geri zekalı zannetmeyin! hele kendi kahpeliğinize bakmayıp arkadamdan atıp tutmaya kesinlikle kalkmayın. Ha sizin o naneniz Ajdar'ın nanesinden daha yüksek bir seviyede olamaz zaten o da ayrı!
Bir kadına öncelikle kadınlığından ötürü saygı duymalısınız. Onun başka insanlar tarafından ezilmesine izin vermemelisiniz. Verirseniz insan değilsinizdir. Ha mesela kız arkadaşınızın ona buna hizmet etmesini beklemeyin, ondan bunu istemeyin bence. Çünkü hakkınız yok. O sizin köleniz, malınız, hizmetçiniz değil. Parayla tutmadınız onu.
Birine salak demeden ya da onu salak yerine koymadan insan bi kendi iq'suna bakmalı bir de. Uyuduğunu söyleyip arkadaşlarıyla gezmek oldukça şerefsizce. Ve bu esnada telefonun kapalı olması. Açıldığında da devamlı meşgul olması insana bir soru işareti satmıyor mu? Satıyor canım. Tabi bir de şu durum da var. Kız arkadaşınız "bilmemkimin kız arkadaşı gibi" olmayabilir. Çünkü olmak zorunda değil. Her insan farklıdır. Sadece ilişkiler aynıdır. Misal siket adındaki ev arkadaşınızın kız arkadaşı azra siket'e mantı açabilir. Ancak zümrüt zümrüttur ve o daha bir pilav bile pişirmeyi beceremezken ne alaka mantı açmak? Önce sınırları belirleyin! İnsanlardan yapabilecekleri ölçüde şeyler isteyin! Aslında bunu ben de beceremiyorum. Sadakat bekliyorum mesela ondan bundan...
Sevgili erkekler rica ediyorum kız arkadaşınızı "ders çalışma" bahanesiyle ekmeyin. Hiç inandırıcı olmuyor. Komik duruma düşüyorsunuz.
Ben artık hayatımdaki insanlardan İCRAAT bekliyorum! İcraatini görmediğim insanlarla işim yok. İşine gelmeyen çıkıp gitsin. Dost-arkadaş-sevgili-aile her kim olursan ol. İnsanlara saygı duymayı öğrenmeden arkanın sağlam olacağına inanma. İnsanları kullanmak sikip atmak ancak "salakların" işidir. ve bunun sana bir yararı değil zararı olacaktır!
Yazıma ya da herkesin kafasına tek tek fırlattığım kayama burda son verirken bir şarkı paylaşmak istiyorum. Eski bir parça. Cem-ali'den "Duymak İstiyorum"
Bunu dinleyen bazıları "ıyyy kırooo" diyecekler bana:)))) Kıro olmamak için ne yapmak lazım? Bunun coverını Emre Aydın yapmış onu mu paylaşmam lazım berbat olduğunu bile bile??? :)))))) Bakın ağzınızı açmadan beni güldürdünüz:) Hadi ikileyin "salak"lar :)
aha kıro şarkı :)
not1: o arkasından şerefsiz namussuz dediğin insan kız arkadaşı için ölüp bitiyor. sen ne yapıyorsun satmaktan başka?
not2: insanın kendine kötülük yapan birine bir halt yapabilmesi için illa arkasının olması gerekmez. öyle o abi bu abi aramam ben. yapacağımı kendim yaparım. 16 ayda tanısaydın beni!
not3: üstad yarağı nurcan'ınki gibi olmuş mu? yok ben olamam onun gibi. orospuluk kanımda yok senin hoşlandığın gibi!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Anlat