Geleneksel kendime eziyet günü gelip çatmış bulunmakta. Aylar sonra yine piç gibi tek başımayım. Gerçekten. Sürekli çalan telefonların bi gün susacağını biliyordum ama buna nasıl alışacağımı gerçekten hiç düşünmemiştim. Ve şimdi 35lik rakının tamamını içmeyi planlarken sezen aksu darbeleri ağır ağır indiriyor.
Evet ben duygusallıktan hiç hoşlanmam ama iflah olmaz bi mazoşistim. Kendime eziyet etmek istediğimde yerime sezen aksu işi devralıyor. Namussuz karı iyi de yapıyor işini. Ağzıma sıçıyor.
Benim için neyin değerli olduğunu anlayabilmem anlatabilmem mümkün değil. Uyuyan dev uyandıktan sonra sadece kendime değer verdiğim için mi onun beni bırakıp gitmesini bekledim bilemiyorum. Zira insanların onlara verebileceğim hiçbirşey kalmadığını anladıklarındaki bakışı çok çok iyi bilirim. Ve bu durumda kaçarcasına uzaklaşır onlar benden. Ve geriye kalan yine kendi kendine konuşan kendini teselli eden zümrüttür.
Kabinde kilitli kaldığımız gece bana söylediği şeyler karşısında ne demem gerektiğini bilmiyordum. Bunu itiraf etmek çok güç. İçimde onunla birlikte iyileşmeye düzelmeye çalışan yılanlar kendine gelmişti sanki. Yapabileceklerim, yapacaklarım o kadar fazlaydı ki. Onun hayatını tek bir lafımla mahvedebilirdim. Sıfırdan başlamak zor olmazdı ona. Ve son gülen yine ben olurdum. Hep öyle olmamış mıydı?
Yüzümde müstehsi bi gülümseme vardı ve bu ona sadece onu sevdiğimi çağrıştırıyordu biliyordum. Ve benim amaçlarım gerçekten çok çok çok farklıydı.
Sevgi başka bir şey. Bi insan sadece içindeyken sevdiğini söylüyorsa hatta abartıp sevmediğini aşık olduğunu söylüyorsa orda sıkıntı vardır. Sürekli çelişen ifadeleri bir şey saklarmış gibi durması ister istemez bir güven oluşmasını engelliyor.
Ben hayatta babama bile güvenmem. Bir başkası hele ki benim için çabalamıyorsa neden ona güveneyim ki?
Sevgi mi aşk mı? Aradaki farkı kestireli ne uzun süre olmuş. Aşk geçici sevgi kalıcı. Aşık olursun olamazsın diye bir şey yok. Ama sevmek… işte o mümkün değil.
Evet ben T ye sadece üç günde körkütük aşık olmuştum. Ve bu korkunç bir şeydi. Çünkü ben onu aralık ayında birlikte olmaya başladığımdan beri seviyordum! Yüzünü haziran ayında görebileceğimi bile bile ben onu seviyordum. Masum değildi sevgim ama kirli de değildi. Pek çok hatasını sineye çekecek, beni zor durumlarda yalnız bırakmasını bile affedecektim…
İş aşık olduktan sonra değişti.
Baktı ki kendisine zaafım var. Ve ona rahat vermeyeceğim, koydu kapının önüne. 27 yaşında bir çocuk için normal hareketler bunlar. Çünkü tek olmadığımı biliyordum. Her türlü biliyordum. O güveni bana verememişti sürekli telefon saklamalar telefonda başka kızların fotoğrafları mesajları, facebooktaki fotoğraflara çıldırışı… kimden korkuyorsun t?
Çok üzüldüm. Sevgimi öldürmesine çok üzüldüm. Aşık olduğumu anlamasına ve bundan faydalanmasına çok üzüldüm. Çabuk aşk bitmeden diye davranmasına çok üzüldüm. Beni gerçekten sevmemesine ve sevdiğini söyleyerek yalan söylemesine çok çok üzüldüm. Gecelerce günlerce ağladım ben. Bi başkası arkadaşlarımla hayatıma devam ettiğimi söyleyebilirdi böyle görebilirdi. Ama çektiğim acıyı yüreğimdeki kurşun ağırlığını kimse bilemez. T nin adını sayıklayarak ağladığımı insanlara anlatmak isteyip sustuğumu boğazımda düğümlenenleri ona bile söyleyemediklerimi kimse bilemez.
Bana son kez baktığını anı kime anlatabilirim? Ona ne dediysem dinletemediğimi onu mutlu edemediğimi ve bi karar aldım diye başlayan cümlelerini? Ona son kez sarıldığımı son kez öptüğümü. Ve taksi durağını. Ve beni durakta bırakıp motorla gidişini…
Bu kareyi kaç kez yaşamıştım?
Sonrası beni çocukluğumdan beri tanıyan taksici abinin teselli etmeye çalışmaları.
Sırtından yük kalkmış t nin… işte sevgisi bu kadarmış… ayrılırken bile diline pelesenk ettiği seni seviyorumlar havada nasıl asılı kalmış. Canım nasıl da acıdı ya.
Ona tek korkumu anlatmıştım. Sadece ona… ve o korkumu bile bile yaptı yapacağını.
Çameliyi neden bu kadar çok seviyorum zannediyorsunuz? Bu köyden bozma ilçede neden yaşamaya bayılıyorum sanıyorsunuz? İşte bu yüzden. Bana burda kimse zarar vermiyor. Kimse acıtmıyor. Düşman yok burda rahatça yürüyebilirim. En fazla tapu işi sorarlar sokakta. En fazla o…
Çameliden neden bu kadar nefret ettim sanıyorsunuz? Bu köyden bozma ilçeden neden yaşamaktan üzüntü duydum sanıyorsunuz. İşte bu yüzden. T yüzünden… ona olan sevgim yüzünden. Onun görmediği göremediği gösteremediğim sevgim yüzünden. Ona sevgimi anlatabilmek için hiç ayrılmamak için azıcık yakınında olmak istediğimden.
3 sene sonra. Hayatımdaki bomboş 3 senenin ardından ben t yi çok sevdim.
Kim anladı ki sevgimi o anlasın?
kazanmanın yarısı kaybetmektir diye bir söz vardı. hata yaptıkça daha iyi olursun, öyle değil mi?
YanıtlaSilhata olarak görmüyorum. ne olursa olsun tecrübeydi işte dediğin gibi...
YanıtlaSil