13 Ağustos 2011 Cumartesi

26 mart 2001- zümrüt 15 yaşında

8-c 8-c 8c!

okulda ne olursa 8-c! bebeler kavga etse yine bizden biliyorlar. tamam haylaz bir sınıfız doğru, ama biraz abartmadılar mı?

en son vukuat sınıf defterinden çıktı. defter hala kayıp. uyuşuk inci sınıfa gelmiş

"zümrüt bu okulda olan her şeyde senin parmağın vardır. hangi taşı kaldırsam sizin sınıf, özellikle de sen çıkıyorsunuz. nerede bu defter? kesin sen yaptın" deyip durdu. oysa ben en ön sırada oturmuş ingilizce yazılısına çalışır taklidi yapıyordum.

"ne alakası var hocam? ben yapmadım." deyip ağzımda geveledim.

orada tutup da "evet hocam yine meral hocaya sinirlendim defteri alıp dolabın arkasına fırlattım yeşim dışında kimse de görmedi" diyemezdim. malum okulda bi söylenti almış başını gidiyor. neymiş ben meralden ayrılmamak için lgsyi mahsustan kazanmayacakmışım. herkese çalışıyorum diyormuşum ama esasında çalışmıyormuşum.uyuşuk gitmiş bunu annemlere söylemiş. kıratına bin gel borsa süleyman da aynı fikirdeymiş. bunların hepsi kafayı yemiş olmalı.

her ne ise. geçen 7. sınıf bebeleri gruplaşıp sınıflar arası kavga çıkarmışlar. neymiş efendim bu sınıf kavgalarını bizim sınıf çıkarmış. küçüklere kötü örnek oluyormuşuz. sınıfları karman çorman yapıp kura çektik diye yalan atıp belli öğrencileri belli sınıflara alırsanız olacağı bu. ben 8-b ile geçinmek zorunda değilim, iyi ki bir iki kavga çıktı şimdi tüm kavgalar bizden.

biraz uzattım ama bugünkü boş türkçe dersini bahçeye çıkamadan sınıfa tıkılarak geçirme sebebimiz de bizim cezamız işte! olmayan suçun cezası...

ve bu esnada en yakın arkadaşım yeşim adisi, yanına pelin'i çağııp ingilizce çalıştı. gamze de çok sinir oldu bu duruma. pelin'in beni ve tüm sınıfı ispiyonladığını bilen tek şahit yeşimdi oysa ki!

2. saat sınıfın çoğu uyuşuğu sallamayıp kaçtı. biz sınıftaydık. gamze şarkı söylemeye başladı. yeşim birden sinirlenip "uçuyorsun yine gazman" dedi. ben de cevabı yapıştırdım.

"evet yeşim uçabilir, ama en azından bazıları gibi arkadaşlarını satmıyor"

öyle bi oturdu ki. sibel de ordan "helaaal" diye bağırınca yeşim mosmor oldu! sonra gelmiş yanıma

"zümrüt küsmedin değil mi? pelin bana ingilizce çalıştırıyordu" demez mi... sinir oldum. sanki bizim ingilizcemiz kötü de hanımefendi pelin'in çalıştırmasına kaldı!

küsmedim gene de ona. ama eskisi kadar yakın olmamaya karar verdim. sanırım sağlıklı karar alamıyorum

bugünlerde bana birşeyler oluyor. daha doğrusu çevremdeki arkadaşlara birşeyler oluyor. benimle çok yakın olan insanlar bir bir satıyorlar beni. önce derya şimdi de yeşim. sırada kim var acaba?

ama arkadaşsız da yaşarım ben. ne yaparım? merhaba merhaba. bitti! bilgisayar dersinde yine onunla otururum ama samimi olmam. fen kursunda beraber otururum haylazlık yaparım ama samimi olmam. onun dertlerini sırlarını dinlerim, ama kendim anlatmam. ingilizce kursunda da onunla otururum ama fazla konuşmam. kısacası eskisi gibiyim ama artık o benim en yakın arkadaşım değil. ne onunla ne derya ile ne de meral hoca ile yakın olmayacağım artık.

belki en iyi arkadaşlarımddan oluyorum. ama neden? bana lazım değil ki. çünkü ben her zaman bireyim!

kendime inanmak zorundayım. yoksa hayat boyu bana uzanacak bir el beklerim.





aaaaaahhh zümrüt.

sen neymişsin, ne olmuşsun.

bak bi: cumartesi gecesi olanları kim biliyor?

doğru çok kişi, peki kardeşlerinden kim biliyor?

sadece arif.

en yakın arkadaşın bilmiyor.

bitti. sen hala uyu bebeğim. iyi uykular sana...

ve tebrikler

10 yılda ileri değil geri giden tek insan olduğun için!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Anlat