'Kediler ölmez onlar sadece giderler ve bir daha geri gelmezler...'
Böyle diyordu yıllar önce okuduğum bir yazıda. Zaten ben de hiç görmemiştim bebeklerimden birinin öldüğünü, yıllardır onlarla birlikte olmama ve elimden o kadar çok kedi geçmiş olmasına rağmen. O yüzden birgün oğlumun öldüğünü göreceğim de hiç aklıma gelmiyordu. O da tıpkı diğerleri gibi gidecek birgün diyordum. Keşke öyle olsaydı en azından birgün geri gelir umudumu kaybetmezdim o zaman. Ama öyle olmadı, pek çok hayvanseverin yaşadığı şeyi ben de yaşadım ve bir veteriner hatası yüzünden kaybettim güzel oğlumu. Yaşadığım acıyı ancak sizler gibi hayvan dostları anlayabilir. İnsanın bir parçasının yitip gitmesi ve elinizden hiçbirşey gelmemesi çok acı.
O kötü günün ertesinde ağlamaktan şişmiş gözlerimi görüp ne oldu diye soranlara söyleyemedim oğlum öldü diye. 'Amaaan kedi için mi üzülüyorsun bu kadar ?' deyip te onu önemsiz bir varlık gibi görmelerine dayanamazdım çünkü. Onlar için sokak kedi dolu zaten. Bütün kediler birbirinin aynı onlar için. Ne bilsinler aslında hiçbir kedinin diğerinin aynısı olmadığını, ne bilsinler onlarında tıpkı insanlar gibi ayrı karakterleri,ayrı huyları hatta ayrı bakışları olduğunu. Hayatlarında bir kedi sevmenin ne demek olduğunu yaşamamışlar ki.
Zaten hayvanseverlik sonradan kazanılan bişey de değil ya. İçinizde doğuştan var olan birşey. Dünyanın sadece insanlar için yaratıldığına ve insandan başka hiç bir canlının yaşamaya hakkı olmadığına inanan insanlara nasıl anlatabilirsiniz ki bunu. Hayvanlarında canı olduğunu acı çektiklerini acıktıklarını, hele hele kedilerin aslında insanları ne kadar çok sevebileceklerini nasıl anlatabilirsiniz ki, hayatında hiç kedi beslemekleri halde onların nankör oduğuna körü körüne inanan insanlara. Keşke sevmeseler de canlarını yakmasalar en azından, ya da sevenlere saygı duymayı becerebilseler.
Ama siz bilirsiniz onca tekir kedinin içinden kendi tekirinizi sadece yüzüne bakarak,seslenmeden tanıyabilirsiniz. Birbirlerine o kadar çok benzemelerine rağmen. Oğlumu kaybettim dediğimde onu gerçekten büyük bir kayıp olduğunu sizler anlayabilirsiniz. Bebeğimi, havucumu çok özledim ben, yokluğuna alışmak çok zor. Piyerloti’nin duvarında daha avucum kadarken bulup sahiplendiğim, hiç anne sütü içmediği için uzun süre hastalıktan kurtulamayan. O yüzden de nazlı büyüyen, gözünün içine baktığım, balık kılçığı boğazına takılmasın diye tek tek ayıklayıp beslediğim hayattaki en büyük dostum. koca göbekli oğlum artık yok.
Umarım hiç biriniz kedilerinizi kaybetmezsiniz. Onlara çok iyi bakın ve her fırsatta onlara sarılın, mırıltılarını dinleyin. Hiç gitmeyeceklermiş gibi.
Oğlum havucum seni çok seviyorum. Yanımdayken ve giderken yanlış yaptıysam beni affet olur mu bebeğim rahat uyu.
Reyhan Ekinci 21.04.2008
Nasıl da güzel anlatmış bir hayvanseverin düştüğü durumları. "Bir kedi için üzülünür mü sokak kedi dolu al besle" diyen ucubelere belki de en güzel cevap bu yazı olmuştur. Hayvan beslemek o kadar değişik bir olgu ki zaten bunu anlayabilmek ayrı bir mesele. Kimsenin anlamasını beklemiyoruz. Ama bari acımıza saygı dryun.Benim oğlum Cano tam dört gündür kayıp. Ve kimisi "kedinin namusu gitti" kimisi de "onu çoktan kıyma yapmışlardır" şeklinde oldukça terbiyesizce konuşmalar yaptı. Komik olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Sadece geri zekalısınız! Evet bu sizin için birşey ifade etmiyor olabilir. Ama bu küstahlaşmanız gerektiğini göstermez.Nasıl ben kuantum fiziğinden bahsedildiğinde bu konuda birşey bilmediğim için susuyorsam, siz de hayvan sevgisi konularında konuşmayacaksınız! Susacaksınız! Susmayı beceremiyorsanız da cahilliğinizi belli eden konuşmalar yapmayacaksınız!
-zümrüt-
oğlum gideli dört ay oldu.
YanıtlaSilinsanlar hala şerefsiz...